Ctrl + K
Haberler ›

İran Siyasetinde Okültizm Tartışması: Dini Liderin Fotoğrafları 'Büyü' Endişesiyle Yayınlanmıyor

İran Siyasetinde Okültizm Tartışması: Dini Liderin Fotoğrafları 'Büyü' Endişesiyle Yayınlanmıyor
📷 Fotoğraf: BBC Türkçe Basın Arşivi

İran'da üst düzey siyasetin ezoterik boyutları yeniden gündemde. Yetkililer, olası okült tehditler nedeniyle Mücteba Hamaney'in fotoğraflarının paylaşılmadığını açıkladı.

Mücteba Hamaney'in İran'ın dini lideri olmasından aylar sonra, hala yeni bir fotoğrafı görülmedi.

İranlı bir milletvekili buna garip bir açıklama getirdi. Bir fotoğraf, ülkenin düşmanlarına, dini lideri okült (gizemli/büyüsel) güçler aracılığıyla hedef alma imkanı verebilirdi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi üyesi Salar Velayetmedar, Nisan ayında yaptığı açıklamada, din alimlerinin ve güvenlik yetkililerinin Mücteba Hamaney'in yeni fotoğraflarının yayımlanmaması tavsiyesinde bulunduklarını belirtti. Velayetmedar, Tel Aviv'de üzerinde çalışıldığı iddia edilen "okült bilimlerden" kaynaklanan tehditlerden bahsetti.

Mücteba, selefi ve babası Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırılarında öldürülmesinin ardından, Mart 2026'da görevi devraldı. Aradan yedi ay geçmesine rağmen, yeni lider henüz kamuoyu önüne çıkmadı.

Milletvekilinin sunduğu bu açıklama, bahsettiği din alimleri veya güvenlik birimleri tarafından da doğrulanmadı. Ancak bu, halef Hamaney'in doğaüstü meselelerle ilişkilendirildiği ilk olay değil. Geçmişte bir dönem İran devlet medyasını yöneten Muhammed Serefraz 2022 yılında, Mücteba'nın zaman zaman falcılarla ve geleceği tahmin ettiğini iddia eden kişilerle görüştüğünü öne sürmüştü.

Serefraz, bu kişilerin verdiği tavsiyelerin zaman zaman alınan kararları etkilediğini belirtti ama herhangi bir somut görüşmeden, tahminden veya karardan bahsetmedi.

Bu söylentiler, İran İslam Cumhuriyeti'nin en üst kademelerinde büyü, kehanet ve görünmez varlıklara dair söylemlerin zaman zaman gün yüzüne çıktığı, çok daha eski ve bazen şaşırtıcı bir geçmişin parçası.

Genellikle "okült bilimler" (gizli ilimler) olarak çevrilen "ulum-e garibe" terimi, tılsımlar ve kehanetten, harfler ve sayılar aracılığıyla gizli bilgileri açığa çıkarma çabalarına kadar uzanan gelenekleri kapsıyor. Bazıları ayrıca, Kur'an'da sözü edilen görünmez varlıklar olan cinlerle iletişim kurduklarını da iddia ediyor.

İslam'da cinlerin varlığına inanmak sıra dışı bir durum değil. Şiilikteki, gaybete çekildiğine ve bir gün geri döneceğine inanılan 12. İmam (Gayb İmamı) inancı da öyle. Ancak bu inançlar, falcıların siyasi kararları etkileyebileceği ya da büyülerin birer silah olarak kullanılabileceği yönündeki iddialardan tamamen farklı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu ile yakın bağları bulunan Tasnim haber ajansı tarafından Temmuz 2026'daki ölümünün ardından yayımlanan anılarına göre Ali Hamaney'in gençliğinde okült bilimlere karşı bir ilgisi vardı.

Hamaney, İran'ın kuzeydoğusundaki doğum yeri Meşhed'de bir adamla karşılaştığını, bu kişinin kendisine, ilk bakışta anlamsız görünen harf ve sayı kombinasyonlarının nasıl çözülerek, insanların sevgisini kazanmak veya onlarda hayranlık uyandırmak gibi birtakım güçlerin ortaya çıkarılabileceğini gösterdiğini anlattı. Daha sonra el yazmaları toplamaya, notlar kopyalamaya ve bu konuda uzman başka kişiler aramaya başladı.

Özellikle ilgisini çeken iki disiplin vardı: Gizli bilgileri açığa çıkarmak amacıyla harflere atanan sayısal değerleri kullanan cefr ve nokta ile çizgilerden oluşan desenlere dayalı kehanet yöntemi remil.

Anılarında, cefr ve remilin gerçek olduğunu belirten Hamaney, bunları modern bilimin henüz keşfedemediği hakikatleri barındıran değerli ilimler olarak tanımladı.

Bununla birlikte, bu yöntemlerde hiçbir zaman tam anlamıyla uzmanlaşamadığını da itiraf etti ve başkalarına, hayatlarını bu tür uğraşların peşinde harcamamaları tavsiyesinde bulundu.

Doğaüstü olgular, 2005-2013 arasında cumhurbaşkanlığı yapan Mahmud Ahmedinejad döneminde daha kamusal ve siyasi bir nitelik kazandı.

Ahmedinejad, 2005'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki ilk konuşmasının hemen ardından, üst düzey bir din adamına sıra dışı bir deneyiminden bahsetti. İddiasına göre, dünya liderlerine hitap ettiği sırada beraberindeki heyetten biri, kendisinin bir ışık halesiyle çevrelendiğini görmüştü.

Ahmedinejad, kendisinin de olağanüstü bir şey hissettiğini, delegelerin adeta büyülenmiş gibi, gözlerini bile kırpmadan onu dinlediklerini söyledi.

Daha sonra bu görüşmenin bir ses kaydının ortaya çıkması büyük yankı uyandırdı. Din adamının ofisi kaydın gerçek olduğunu doğrulasa da Ahmedinejad anlatılanlara itiraz etti.

Ahmedinejad, kamuoyu önünde de sık sık "Gaybet halindeki İmam"a (Gizli İmam) atıfta bulunuyordu. BM'deki ilk konuşmasını İmam'ın dönüşü için ettiği bir duayla bitirmiş, önde gelen din adamlarından biri ise Ahmedinejad'ın seçim zaferini mucizelerle dolu olarak nitelendirmişti.

Ancak herkes bu durumdan hoşnut değildi. Karşıtları hükümeti falcılıkla uğraşmakla suçladı. 2009'da ise muhafazakar bir internet sitesi çok daha çarpıcı bir iddia ortaya attı. Üst düzey bir yetkilinin, Hindistan'da yaşayan 400 yaşındaki bir mistikten rehberlik talep ettiği öne sürüldü. İddiaların hedefindeki yetkili, cumhurbaşkanının nüfuzlu özel kalem müdürüydü ve bu iddianın tamamen uydurma olduğunu savundu.

İki yıl sonra, büyücülük suçlamaları artık sadece siyasi bir alay konusu olmaktan çıkmıştı. Devletin merkezinde yaşanan şiddetli bir iktidar mücadelesinin parçası haline gelmişlerdi.

2011'de Ahmedinejad, istihbarat bakanını görevden almaya çalışınca Ali Hamaney ile karşı karşıya geldi. Dini lider, Ahmedinejad'ın kararını geçersiz kıldı ve bunun üzerine cumhurbaşkanı yaklaşık 11 gün boyunca kabine toplantılarına katılmadı.

Anlaşmazlık derinleştikçe, Ahmedinejad'a yakın isimler büyücülere danışmak ve cin çağırmakla suçlandı. Bir zamanlar cumhurbaşkanını destekleyen isimlerden biri olan etkili din adamı Muhammed Taki Misbah Yezdi, cumhurbaşkanının büyülenmiş olduğundan "yüzde 90'dan fazla" emin olduğunu söyledi.

Yezdi, Ahmedinejad'ın özel kalem müdürünün hipnoz, büyü ya da gizemli kişilerle kurulan temaslar yoluyla cumhurbaşkanı üzerinde kontrol sağlamış olabileceğini iddia etti. Bir dönem mucizevi özelliklere sahip biri olarak yüceltilen cumhurbaşkanı, artık eski müttefikleri tarafından karanlık güçlerin kurbanı olarak tasvir ediliyordu.

Basında cumhurbaşkanının çevresiyle bağlantılı olduğu öne sürülen birçok kişi tutuklandı.

"Cin çağıran biri" olarak tanımlanan bir kişinin daha sonra hapis cezasına çarptırıldığı bildirildi ama mahkumiyet gerekçeleri arasında dini ve siyasi figürlere hakaret etmek ve devlete karşı propaganda yapmak gibi suçlamalar yer alıyordu.

Mahmud Ahmedinejad ise bu iddialarla alay etti. Ahmedinejad, bu falcılar ve cin çağıranlar bu kadar güçlüyse neden kendi tutuklanmalarını engelleyemediklerini sordu

Bu falcılar ve cin çağıranlar bu kadar güçlüyse, neden kendi tutuklanmalarını engelleyemediler diye sordu.

Bu anlaşmazlık, döneme dair en dikkat çekici olaylardan birinin yaşanmasına yol açtı. Yıllar sonra, eski istihbarat bakanı Haydar Muslehi, Ahmedinejad ve özel kalem müdürüyle yaptığı bir toplantıya, üzerinde koruyucu bir dua yazılı bir yüzükle katıldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı odadan çıkıp, diğer iki kişiyi baş başa bıraktığında, özel kalem müdürü sessizce oturdu ve ardından dışarı çıktı. Muslehi, bu tuhaf karşılaşmayı, büyüden koruduğuna inandığı yüzüğüne bağladı. Ahmedinejad'a da aynı korumayı sağlamak istediğini ifade etti.

Kaynak, BEHROUZ MEHRI/AFP via Getty Images

Zamanla bu anlatılar, kurum içi güç mücadelelerinin ötesine geçerek ulusal güvenlik alanına evrildi.

Ali Hamaney, 2020 yılında yaptığı bir konuşmada, İran'ın birbirine yardım eden "cinlerden ve insanlardan oluşan düşmanlarla" karşı karşıya olduğundan bahsetti.

Kullandığı ifadeler Kur'an terminolojisinden esinlenmişti. İsrail Dış İstihbarat Teşkilatı Mossad'ın cinleri kullandığını açıkça söylemese de daha sonra konuyu ele alan yorumcular bu bağlantıyı kurdular.

2023 yılında yayımlanan ve üst düzey bir istihbarat yetkilisine atfedilen bir ses kaydında, konuşmacı 2022'deki hükümet karşıtı protestolar sırasında "kötücül cinlerin" ortaya çıktığını iddia etti. Bazı gözaltına alınan kişilerin cinlerin etkisine girdiğini öne süren konuşmacı, bu varlıkları uzaklaştırmak için din adamlarına danıştıklarını anlattı.

Önerdiği karşı önlemler arasında Kur'an tilavetlerinin, ezanın ve dini ağıtların yayınlanması yer alıyordu. Ayrıca, kötücül cinlerin hareketini kolaylaştırdığını öne sürerek uydu antenlerinin kaldırılmasını tavsiye etti. Söz konusu kişinin kimliği ve görevi bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.

İsrail'e yönelik iddialar giderek daha karmaşık bir hal aldı. 2024'te İran televizyonuna çıkan bir din adamı, İsrail'in istihbarat faaliyetlerinde cinlerden ve şeytani güçlerden yararlandığını öne sürdü.

İsrail ile İran arasında 2025'te 12 günlük savaşın ardından, sertlik yanlısı bir yorumcu Tahran sokaklarında üzerinde tılsımlar ve Yahudi sembolleri bulunan kağıtlar bulunduğunu iddia etti.

Mayıs 2026'da bir başka din adamı, İsrail'in üst düzey bir İranlı komutanın yerini tespit edip, öldürmesine cinlerin yardım ettiğini öne sürdü. Söz konusu komutanın, tespit edilmemek için her yarım saatte bir yer değiştirdiğini belirtti.

Bu açıklamalar, İran içinde de tartışmalara yol açtı. Din alimleri ve siyasi figürler, İsrail'in büyücülük yaptığına dair iddialara karşı çıkarak, istihbarat zaafiyetlerinin sorgulanması yerine "görünmez ajanlar" hikayelerine odaklanılmaması uyarısı yaptılar.

Ne var ki bu fikir, o noktada ülkenin en güçlü makamının güvenliğini ilgilendiren bir boyuta ulaşmıştı.

Bir fotoğrafın, Mücteba Hamaney'i okült bir saldırıya açık hale getirebileceği iddiası, uzun süredir kamuoyu önüne çıkmıyor oluşuna doğaüstü bir boyut kazandırdı.

Bu olayların tamamında, bir liderin karizmasını, bir başkanın itaatsizliğini, siyasi protestoları ve düşmanın askeri başarılarını açıklamak için aynı görünmez güçlere başvuruldu.

Bu örnekler, doğaüstü unsurlara yapılan göndermelerin İran siyasetinde uzun yıllardır varlığını koruduğunu gösteriyor.

© 2026 BBC. BBC, link verilen internet sitelerinin içeriğinden sorumlu değildir. Link verilen internet sitelerine yaklaşımımız.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Tata Motors, İtalyan ticari araç üreticisi Iveco'nun çoğunluk hissesini devraldı
Haberler ›

Tata Motors, İtalyan ticari araç üreticisi Iveco'nun çoğunluk hissesini devraldı

Tata Motors, İtalyan ticari araç üreticisi Iveco'nun çoğunluk hissesini devraldı
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Hintli otomotiv dev Tata Motors, 3,91 milyar avroluk dev anlaşmayla İtalyan üretici Iveco'nun hisselerinin yüzde 89,42'sini satın alarak şirketin kontrolünü resmen ele geçirdi.

Otomotiv dünyasına ilişkin gelişmeleri yakından takip eden Barış, DonanımHaber okurlarına otomobil haberleri çoğunlukta olmak üzere Türkiye gündemine ilişkin içerikler de aktarıyor.

Seslendirme ve özetler yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Hintli Tata Motors , Iveco’yu satın alma sürecindeki ilk hisse devir ve ödeme aşamasını tamamladı. Hollanda merkezli iştiraki TML CV Holdings üzerinden Iveco sermayesinin yaklaşık yüzde 89,42’sine sahip olan şirket, İtalyan üreticinin kontrolünü resmen ele geçirdi. 2027 MTV ne kadar olacak? MTV zam hesaplama 23 sa. önce eklendi Tata, Temmuz 2025’te açıkladığı hisse başına 14,10 euroluk teklifini , ekim ayında 14,40 euroya yükseltmişti.

Böylece işlemin toplam değeri yaklaşık 3,91 milyar euroya çıktı. Kalan hissedarlar için teklif süreci 6 Kasım’a kadar devam edecek. Bu döneme ilişkin işlemlerin 13 Kasım’da tamamlanmasıyla Tata’nın payı daha da artabilecek.

Tata ve Iveco’nun birleşen ticari araç faaliyetlerinin yıllık 590 binin üzerinde araç satışı ve yaklaşık 21 milyar euro ciroya ulaşması bekleniyor. Satın alma, Tata’ya Avrupa’da üretim tesisleri ve güçlü bir satış ağı kazandırırken gelirlerinin büyük bölümünü Avrupa’dan elde eden Iveco’nun farklı pazarlara açılmasını destekleyecek.

Iveco’nun savunma faaliyetleri ise satın almaya dahil değil. Bu bölüm, daha önce yaklaşık 1,6 milyar euro karşılığında Leonardo’ya satılmıştı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Al Riyadh ile Al-Fayha, Kral Kupası son 16 turunda kozlarını paylaşacak
Haberler ›

Al Riyadh ile Al-Fayha, Kral Kupası son 16 turunda kozlarını paylaşacak

Al Riyadh ile Al-Fayha, Kral Kupası son 16 turunda kozlarını paylaşacak
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Kral Kupası son 16 turunda Al Riyadh, sahasında Al-Fayha'yı konuk ediyor. Çeyrek final biletinin aranacağı kritik maçın detayları netleşti.

Al Riyadh, Kral Kupası'nda Al-Fayha ile karşılaşıyor. İşte biletlerinizi nasıl alabileceğiniz

Kral Kupası'nda heyecan artıyor. Başkent temsilcisi Al Riyadh, son 16 turundaki kritik mücadelede bölgesel rakibi Al Fayha ile karşılaşacak. Riyad'daki Prens Faysal bin Fahd Spor Şehri Stadyumu'nda oynanacak maçta, üst ligde mücadele eden iki kulüp çeyrek finale yükselmek için sahaya çıkacak.

GOAL , biletlerle ilgili tüm önemli ayrıntıları ve biletlere nasıl ulaşabileceğinizi aktarıyor.

Al Riyadh ile Al Fayha arasındaki Kral Kupası maçı, Riyad'daki Prens Faysal bin Fahd Stadyumu'nda oynanacak. Resmî başlama saati henüz açıklanmadı.

Kral Kupası maçlarının resmî biletleri öncelikle Webook gibi resmî Suudi spor bileti platformlarında ve ev sahibi kulübün belirlediği bilet satış kanallarında satılıyor. Taraftarlar, biletleri doğrudan satış fiyatından alabilmek için ön satış ve genel satış dönemlerinde bu kanalları takip etmeli.

Resmî sitedeki biletler tükenirse GrintaHub bir seçenek. İkincil platformlarda en ucuz bileti aramak, taraftarlara bu önemli eleme maçını kaçırmamak için pratik bir yol sunuyor.

Resmî bilet satış kanallarında genel giriş biletleri yaklaşık 20 ila 40 Suudi Arabistan riyalinden başlıyor. Bu fiyatlar, turnuvanın ilk eleme turlarını yerel taraftarlar için erişilebilir kılıyor.

GrintaHub gibi ikincil satış platformlarında ise bilet fiyatları yaklaşık 60 Suudi Arabistan riyalinden başlıyor. Bu platformlar, resmî kontenjanların tükenmesi hâlinde taraftarlara mevcut en ucuz bileti bulmak için alternatif bir yol sunuyor.

Al Riyadh, Suudi Pro Ligi'ndeki son beş maçında iki galibiyet, bir beraberlik ve iki mağlubiyet aldı. Son maçında Al Qadsiah'a 6-0 yenilerek bu dönemdeki en ağır mağlubiyetini yaşadı. Al-Taawoun'u 2-1, Al Kholood'u da 2-0 yenmesi, işler yolunda gittiğinde galip gelebildiğini gösterdi. Al Fayha ile 1-1 berabere kalması ve Al Diriyah'a 1-0 yenilmesi ise takımın hâlâ istikrar aradığını ortaya koyan bu beş maçlık seriyi tamamlıyor.

Al Fayha, son beş maçında bir galibiyet, iki beraberlik ve iki mağlubiyet aldı. Son maçında Al-Faisaly'yi 4-1 yenerek Al Ahli'ye 3-2 ve Al Khaleej'e 2-0 kaybettiği karşılaşmaların ardından olumlu bir sonuç elde etti. Bu beş maçta Al Hazem ile 2-2, Al Riyadh ile 1-1 berabere kaldı; toplam dokuz gol atıp yedi gol yedi.

İki takım arasında Suudi Pro Ligi'nde 11 Ekim 2026'da Al Fayha'nın sahasında oynanan son maç 1-1 sona erdi. Al Fayha, bundan önce Mayıs 2026'da yine kendi sahasında Al Riyadh'ı 4-2 mağlup etmişti. Ocak 2026'da Al Riyadh'ın ev sahipliği yaptığı karşılaşma ise 1-1 bitmişti. Son beş karşılaşmada Al Fayha iki, Al Riyadh bir galibiyet aldı; iki maç berabere sona erdi. Bu beş maçta toplam 16 gol atıldı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Bayern Münih, Atletico Madrid deplasmanında kazandı: Zorlu dönem sonrası kritik galibiyet
Haberler ›

Bayern Münih, Atletico Madrid deplasmanında kazandı: Zorlu dönem sonrası kritik galibiyet

Bayern Münih, Atletico Madrid deplasmanında kazandı: Zorlu dönem sonrası kritik galibiyet
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Kadro ve moral açısından sıkıntılı bir süreçten geçen Bayern Münih, Atletico Madrid'i deplasmanda 2-0 mağlup ederek önemli bir dönüşe imza attı.

Bayern Münih, kadro, moral ve sportif açıdan yaşadığı çok sayıda sıkıntının ardından Atletico Madrid deplasmanında aldığı 2-0'lık galibiyetle etkileyici bir dönüş yaptı. Özellikle üç nokta sevinç yaratıyor.

Deplasmanda Atletico Madrid'e karşı oynamak, Avrupa futbolundaki en zorlu görevlerden biri. Neredeyse 30 yıl boyunca bütün Alman takımları burada az ya da çok acı bir şekilde başarısız olmuştu. Ta ki birçok açıdan ağır darbeler alan Bayern Münih, Kasım 2026'nın bu salı gününde Estadio Metropolitano'da dikkat çekici bir 2-0'lık galibiyet elde edene kadar.

Münih ekibi açısından maç öncesindeki tablo daha kötü olamazdı. Son haftalarda Bayern Münih, neredeyse aralıksız olarak farklı türden kötü haberlerle sarsılmıştı. Joshua Kimmich'in babasının ölümü, teknik direktör Vincent Kompany'nin yere yığılması, özellikle hücum hattını ciddi biçimde eksilten sakatlıklar... Bunlara FC Augsburg ve Viking Stavanger karşısındaki hatalar ile cumartesi günü Borussia Dortmund'la oynanan Bundesliga zirve maçında son dakikalarda yenilen beraberlik golü gibi sportif hayal kırıklıkları da eklendi.

Ancak geçici teknik direktör Aaron Dank yönetimindeki takım, Madrid'de bir anda haftalardır kusursuz bir uyum içinde oynuyormuş ve arkasında bir galibiyet serisi varmış gibi sahaya çıktı. Bir bakıma, geçen sezonun büyük bölümündeki Bayern Münih gibi.

Maçın ardından sportif direktör Max Eberl, "Tek kelimeyle dünya çapında bir performanstı" diyerek takımını övdü. Eberl'e göre oyuncuları "ilk dakikadan son dakikaya kadar neredeyse her şeyi doğru yaptı". İyileşerek sahalara dönen kaptan Manuel Neuer ise şunları söyledi: "İlk dakikadan 93. dakikaya kadar tam bir üstünlük kurduk. Atletico karşımıza ne çıkardıysa her zaman bir yanıtımız oldu."

Münih ekibi, Atletico'ya özgü sürtüşmelere girmedi. Böylece Metropolitano'nun coşkulu taraftarları da maça iyice kapılma fırsatı bulamadı. Teknik direktör Diego Simeone'nin alışıldık duygusal tavrıyla sık sık teknik alanından sahaya yönelmesi nedeniyle Atletico'nun zaman zaman 12 kişiyle oynaması da Bayern'in dikkatini dağıtmadı. Baştan itibaren büyük üstünlük kurmalarına rağmen uzun süre pozisyon, hele gol bulamamaları da onları etkilemedi.

Beklenen golü sonunda 54. dakikada Lennart Karl attı. Üstelik bu gol, son haftalarda Bayern Münih'in diğer bütün oyuncularından daha fazla tartışılan Karl'dan geldi. Sosyal medyayı fazla kullanması, yeterince mütevazı olmaması ve daha nicesi konuşulmuştu. Onursal başkan Uli Hoeneß, 18 yaşındaki oyuncuyla "ciddi bir görüşme" yapacağını açıklamıştı. Karl şimdi yanıtını sahada verdi. Bayern Münih açısından son derece sevindirici ilk nokta buydu.

Maçın sonucunu belirleyen 2-0'lık golü ise 74. dakikada sağ bek Konrad Laimer kaydetti. Bu aynı zamanda iki yıldız Harry Kane ve Michael Olise'nin yine gol atamadığı anlamına geliyor. Laimer ile Dayot Upamecano'nun fileleri havalandırdığı Dortmund'la oynanan 2-2'lik maçta da durum aynıydı.

Kane artık üç maçtır gol atamıyor. BVB karşısında fırsatları cömertçe harcayan dünyanın en iyi futbolcusu, Madrid'de de beş şutundan sonuç alamadı. Yine de Laimer'in 2-0'ı getiren golünün asistini yaptı. Olise ise Dortmund maçını bir sakatlık yaşayarak tamamlamıştı. Buna bağlı olarak Madrid'de alışılmış çabukluğundan uzaktı. Fransız oyuncu çabalayıp sık sık topla buluşsa da driplinglerinde defalarca rakiplerine takıldı, yönünü değiştirdi ya da yere düştü.

Elbette şimdi ikisinin formu konusunda endişelenmek mümkün. Ancak son aylardaki üstün kaliteleri ve istikrarları, Kane ile Olise'nin çok yakında yeniden alışıldık performanslarına döneceklerine dair sarsılmaz bir güven veriyor. Dolayısıyla öne çıkan ikinci sevindirici nokta şu: Bayern Münih, iki büyük yıldızı en iyi formunda olmasa bile güçlü rakipleri yenebiliyor. Üstelik bunu Luis Diaz, Jamal Musiala, Serge Gnabry ve Ismael Saibari olmadan da yapabiliyor.

Gelelim üçüncü sevindirici noktaya: Üst üste yedi maçta en az bir gol yiyen Bayern Münih, Madrid'de yeniden kalesini gole kapattı. Bunda en büyük pay, Metropolitano'da Münih ekibinin en iyi oyuncusu olan savunmanın lideri Dayot Upamecano'ya aitti.

Son dönemde performansı düşen stoper partneri Jonathan Tah ise maça tutuk başladıktan sonra giderek daha iyi oynadı ve Min-Jae Kim'le girdiği forma rekabetinde yeniden kendini gösterdi. İki bek Laimer ve Josip Stanisic, savunma görevlerini ihmal etmeden hücuma büyük istekle katıldı. Bu nedenle sahalara dönen kaleci Manuel Neuer'e neredeyse hiç iş düşmedi.

Bu galibiyetle Bayern Münih, en azından şimdilik, tabloda son 16 turuna doğrudan katılım için yeterli olan sekizinci sıraya yükseldi. Münih ekibi, son haftalarda yaşadığı bütün aksiliklerin ardından Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun en büyük favorilerinden biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Bayern Münih, 5 Haziran 2027'de final için Metropolitano'ya dönerse bu galibiyet, sezonun duygusal dönüm noktası olarak anılabilir.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İspanya İkinci Ligi'nde Acı Kayıp: Tenerife Futbolcusu Jesus de Miguel Hayatını Kaybetti
Haberler ›

İspanya İkinci Ligi'nde Acı Kayıp: Tenerife Futbolcusu Jesus de Miguel Hayatını Kaybetti

İspanya İkinci Ligi'nde Acı Kayıp: Tenerife Futbolcusu Jesus de Miguel Hayatını Kaybetti
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Segunda Division'daki maçta kaleciyle çarpışarak ağır yaralanan Tenerife forveti Jesus de Miguel, hastanede yaşamını yitirdi.

Haberlere göre Andorra kalecisi Jesus Owono, Tenerife forveti Jesus de Miguel'in trajik ölümünün ardından büyük yıkım yaşadı. 30 yaşındaki forvet, İspanya ikinci liginde iki oyuncunun uzatma dakikalarında yaşadığı dehşet verici çarpışmada ağır yaralanmasının ardından salı sabahı hayatını kaybetti.

Pazartesi günü oynanan Segunda Division karşılaşmasının uzatma dakikalarında Owono ceza sahasından çıkarak De Miguel ile sert biçimde çarpıştı. Bu müdahale 25 yaşındaki kalecinin kırmızı kart görmesine yol açarken Tenerife forveti hareketsiz kaldı. Sağlık ekipleri, ciddi baş ve göğüs yaralanmaları yaşayan futbolcuya müdahale ettikten sonra onu yoğun bakıma kaldırdı.

Sahada kalbi durduktan sonra yeniden hayata döndürülen De Miguel'in durumu gece boyunca kötüleşti. Salı sabahı hayatını kaybetti. Karşılaşma, skor 2-2 iken tatil edildi.

Tenerife, 30 yaşındaki hücum oyuncusunun ölümünü salı günü doğruladı ve derin üzüntüsünü dile getirdi. Kulüp, futbol camiasına desteği için teşekkür ederken oyuncunun yakınları için mahremiyet talep etti.

Kulübün resmî açıklamasında, “Acı içindeyiz, boğazımız düğümlendi ve bunun gerçek olduğuna inanamıyoruz. CD Tenerife olarak Jesus de Miguel Alameda'nın trajik biçimde hayatını kaybettiğini... duyuruyoruz” denildi. Açıklama, “Teselli edecek söz yok; içimizi kaplayan bu derin üzüntüyü hafifletebilecek hiçbir şey yok” ifadeleriyle devam etti.

Andorra da kısa süre sonra bir taziye mesajı yayımladı: “Kalbimiz kırık, yıkılmış durumdayız. Jesus de Miguel'in ailesine, tüm takım arkadaşlarına, dostlarına ve CD Tenerife'ye en içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz.”

İspanyol yayın organı AS 'a göre olay Owono'yu derinden sarstı; kaleci soyunma odasında ağladı ve dua etti. Ekvator Ginesi millî futbolcusuna yakın, adı açıklanmayan bir kaynak ise onun kişiliğini savunarak “O, başkalarını önemseyen, çok iyi kalpli biri. Kötü niyeti yok” dedi.

Andorra, müdahalenin ardında kötü niyet bulunmadığını vurguladı. Buna rağmen Owono, internette yoğun hakaretlere maruz kaldı ve Instagram profilini silmek zorunda kaldı. Başlangıçta De Miguel'in ailesiyle özel olarak iletişime geçip desteğini sunmayı planlıyordu, ancak forvetin hayatını kaybetmesi bu planları tamamen değiştirdi.

Yaşanan trajedi, iki kulüp için de sahadaki tüm konuların önüne geçti. Alaves'ten kiralık olarak forma giydiği dönemin ardından bu yaz Andorra'ya kalıcı olarak katılan Owono, sahalara dönmeye ruhen hazır olup olmamasından bağımsız olarak kırmızı kartı nedeniyle cezalı duruma düşecek.

Andorra'nın pazar günü ligde Mallorca'yı ağırlaması planlanıyor, ancak takımın maça çıkmaya hazır olup olmayacağı belirsiz. Yaşananların Owono, takım arkadaşları ve büyük üzüntü içindeki Tenerife kadrosu üzerindeki duygusal etkisi, İspanyol futbol yetkililerinin yaklaşan maç takvimini nasıl ele alacağını kuşkusuz belirleyecek.

Bal-balan terbaik adalah bal-balan yang chaos . Dan ch-nya Chelsea adalah singkatan untuk chaos. Lebih sering duduk manis main Dungeons & Dragons dan mendengarkan Majelis Lidah Berduri ketimbang nonton pertandingan.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →