Ctrl + K
Haberler ›

Türkiye ile Özbekistan ekonomik ilişkilerini güçlendiriyor

Türkiye ile Özbekistan ekonomik ilişkilerini güçlendiriyor
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İmzalanan anlaşmalar kapsamında, karşılıklı pazar erişim imkanlarının artırılması, ticaret süreçlerinin hızlandırılması ve iş dünyasına yönelik yeni kurumsal işbirliği mekanizmalarının oluşturulması hedefleniyor. Sosyal güvenlik alanındaki düzenlemelerin ise iki ülke vatandaşlarının sosyal haklarının korunmasına yönelik işbirliğini güçlendirmesi öngörülüyor.

Türkiye ile Özbekistan arasında 5 anlaşma imzalandı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'nin Özbekistan'a ihracatı ocak-eylül döneminde 1 milyar 107,5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde Özbekistan'a en fazla ihracat 309,4 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri sektöründe gerçekleşirken, hazır giyim ve konfeksiyon ile hububat sektörleri ihracattaki artışlarıyla öne çıktı.

İki ülke arasında geçen yıl 3,1 milyar dolar olarak gerçekleşen ticaret hacminin ilk aşamada 5 milyar dolara, orta vadede ise 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Bu kapsamda sanayi, enerji, ulaştırma, lojistik, tarım ve tekstil başta olmak üzere çeşitli sektörlerde karşılıklı yatırımların artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi öngörülüyor.

Türkiye ile Özbekistan arasında ticaretin yanı sıra karşılıklı yatırımların artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor.

Özbekistan'daki Türk yatırımlarının toplam büyüklüğü 8 milyar doları aşarken, Türkiye, 2024 ve 2025 yıllarında ülkeye en fazla yatırım yapan üçüncü ülke oldu. Ülkede 2 bin 200'ü aşkın Türk sermayeli şirket faaliyet gösterirken, Türk müteahhitler toplam değeri 9,5 milyar doları aşan 333 proje üstlendi.

İki ülke arasında enerji, sanayi, altyapı ve teknoloji başta olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliğinin geliştirilmesi, serbest ve özel ekonomik bölgelerde ortak yatırımların artırılması hedefleniyor.

Bu kapsamda, İş Dünyasının Desteklenmesine Dair Yüksek Düzeyli Konseyin kurulmasıyla ortak ticaret ve yatırım projelerinin desteklenmesi ve iş dünyası arasındaki kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Özbekistan İş Konseyi Başkanı Özgür Onur Özgüven, yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerde kaydedilen ilerlemenin verilerle​​​​​​​ açıkça ortaya konulduğunu söyledi.

Türkiye'nin geçen yıl Özbekistan'a ihracatının 2,05 milyar dolar, bu ülkeden ithalatının ise 1,04 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Özgüven, şunları kaydetti:

"İkili ticaret hacmimiz, 2016 yılındaki 1,3 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 3,1 milyar dolara yükseldi. Son on yılda ticaretimiz iki katın üzerine çıkarken ekonomik ilişkilerimiz de güçlendi. İki ülkenin cumhurbaşkanlarının belirlediği, ticaret hacmini ilk aşamada 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda kurumlarımız ve iş dünyalarımız çalışmalarını sürdürüyor."

Özgüven, yüksek düzeyli stratejik işbirliği ve karma ekonomik komisyon mekanizmalarının düzenli olarak işletilmesinin de iki ülke arasındaki işbirliğinin farklı alanlarda derinleşmesine katkı sağladığını dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye ve Özbekistan ekonomileri birbirini tamamlayan bir yapıya sahip. Türkiye, müteahhitlik, sanayi, tekstil, makine, gıda işleme ve hizmet sektörlerindeki deneyimiyle öne çıkarken Özbekistan, genç nüfusu, doğal kaynakları ve Orta Asya’nın merkezindeki stratejik konumuyla önemli fırsatlar sunuyor. Bu tamamlayıcı yapı, ortak üretim ve yatırım projeleri için güçlü bir zemin oluşturuyor."

Özgür Onur Özgüven, Özbekistan Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde iş forumları ve ortak toplantılar gerçekleştirdiklerini kaydederek, heyet ziyaretleri ile sektör ve bölge tanıtım toplantıları düzenleyerek, karşılıklı işbirliği fırsatlarını iş dünyası ile buluşturduklarını aktardı.

Kasım ayının ilk haftasında Taşkent’te temaslarda bulunmayı planladıklarını dile getiren Özgüven, şunları ifade etti:

"Önümüzdeki dönemde Türkiye-Özbekistan Karma Ekonomik Komisyonu Toplantısı ile bir iş forumunun gerçekleştirilmesi de öngörülüyor. İş Konseyi olarak, ikili ticaretin hedeflenen seviyeye ulaşmasını sağlayacak iyileştirmeler konusunda ilgili makamlara önerilerimiz sunuyoruz. Ortak üretimi geliştirmek, üçüncü ülke pazarlarına birlikte açılmak ve uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurmak da ekonomik ilişkilerimizdeki temel önceliklerimiz arasında yer alıyor."

Özgüven, Özbekistan’ın yabancı yatırımları çekmek ve yatırım süreçlerindeki bürokratik engelleri azaltmak amacıyla hayata geçirdiği reformlar ile yatırım ve ticaret odaklı düzenlemelerin Türk şirketlerine cazip pazar ve ortaklık imkanları sunduğuna işaret etti.

Özbekistan 2030 Stratejisi doğrultusunda, önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji, altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve sanayi üretimi alanlarında büyük ölçekli yatırımların beklendiğine dikkati çeken Özgüven, "Bölgesel ticaret koridorlarının gelişmesi ve Orta Koridor’un öneminin artmasıyla birlikte lojistik merkezler ve akıllı ulaşım sistemleri alanlarında da yeni fırsatlar ortaya çıkıyor.

Özbekistan, gelişen yatırım ortamıyla Türk iş dünyası için Orta Asya’daki stratejik üretim ve ticaret merkezlerinden biri olma konumunu güçlendiriyor." açıklamasını yaptı.

Özgür Onur Özgüven, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ülkelerinin önemli bir ekonomik potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, "2025 yılında TDT ülkelerinin toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH), yaklaşık 2,3 trilyon dolarla dünya ekonomisinin yüzde 2’sini oluştururken üye ülkelerin toplam dış ticaret hacmi 1,2 trilyon doları aştı." diye konuştu.

Özbekistan’ın TDT ülkeleriyle dış ticaret hacminin 2017 yılındaki 4 milyar dolar seviyesinin 2,7 katına çıkarak 2025 yılında 10,8 milyar dolara ulaştığını anımsatan Özgüven, "Özbekistan’ın TDT üyesi ülkeler arasındaki en büyük ticaret ortağı sınır komşusu Kazakistan olurken Türkiye ikinci sırada yer alıyor." ifadelerini kullandı.

Özgüven, Özbekistan'ın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde aktif rol üstlendiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, teşkilat çatısı altındaki işbirliğinin somut projelerle ileriye taşınması için ticaretin yanı sıra ortak üretim merkezlerinin ve sanayi işbirliğinin geliştirilmesini savunuyor. Orta Koridor gibi büyük ölçekli altyapı girişimlerinin hızlandırılması ile gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi ve dijitalleştirilmesi de öne çıkan öneriler arasında yer alıyor.

Mirziyoyev, TDT Devlet Başkanları Zirvesi öncesindeki açıklamasında Türk Devletleri Ekonomik Ortaklık Daimi Konseyinin kurulmasını da önerdi.

TDT üyesi ülkeler arasındaki ticaretin artırılması, karşılıklı yatırımların geliştirilmesi ve ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, ekonomik işbirliğini derinleştirmek ve ortak projeleri finanse etmek amacıyla kurulan Türk Yatırım Fonu'nun etkin biçimde kullanılması ve sunduğu imkanların iş dünyasına tanıtılması gerekiyor.

Fon kaynaklarının özellikle yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, altyapı, lojistik, sanayi üretimi, tarım ve turizm gibi stratejik alanlara yönlendirilmesi bekleniyor."

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir
Haberler ›

İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir

İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İsrail basınındaki analizde, ABD'deki Kongre güç değişimlerinin İran politikası ve iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri etkileyebileceği vurgulandı.

Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan "ABD'de Demokratik tsunami: Cumhuriyetçilerin yenilgisinden sonra İsrail'in karşı karşıya olduğu üç büyük zorluk" başlıklı analiz haberinde, seçim sonuçlarının İsrail'e muhtemel etkileri ele alındı.

ABD ara seçim sonuçlarının Washington yönetiminin İran politikasından ABD-İsrail ilişkilerine kadar birçok alanda etkili olabileceği ve İsrail-ABD ilişkisini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekilen makalede, "Bu yenilgi, Demokrat Parti içinde İsrail, İran'la savaş ve Tel Aviv ile Washington arasındaki stratejik ilişki konusunda geniş kapsamlı değişimlerin yaşandığı bir dönemde geldi." ifadelerine yer verildi.

Makalede, seçim sonuçlarının özellikle ABD Başkanı Trump'ın İran politikasını, Kongre'deki güç dengelerini ve 2028 başkanlık seçimlerini etkileyebilecek üç önemli gelişmeyi beraberinde getirdiği ifade edildi.

Demokrat Parti içinde İsrail'e yönelik tutumun değiştiğine dikkati çekilen makalede, bu değişimin Washington ile Tel Aviv arasındaki stratejik ilişkilerin geleceği açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Analizde, İran'la yaşanan savaşın Cumhuriyetçi Parti açısından seçim sürecinde önemli bir siyasi maliyet oluşturduğu değerlendirmesine yer verildi.

Cumhuriyetçilere yakın medya kuruluşu Fox News'in yorumcularının dahi seçim sonuçlarının "savaş olmasaydı çok daha farklı olabileceğini" dile getirdiği aktarılan makalede, Trump'ın da İran meselesinin seçim yenilgisinde etkili olduğunu "İran'ın kayıpta payı vardı" diyerek kabul ettiği belirtildi.

Sandık çıkışı anketlerinde katılımcıların yüzde 62'sinin İran savaşına karşı olduğunu bildirdiği aktarılan analiz haberde, "Trump'a verilen siyasi mesaj açık: Amerikan halkı Orta Doğu'da uzun sürecek bir savaşa daha pek sıcak bakmıyor. Peki Başkan bu mesajı politikaya nasıl yansıtacak?" sorusu soruldu.

Analizde, Trump yönetiminin önünde iki muhtemel senaryonun bulunduğu ifade edildi. İlk senaryoya göre Trump, diplomatik girişimleri yoğunlaştırarak Tahran'la müzakerelerde taviz verebilir ve muhtemel bir anlaşmayı ABD'yi çatışmadan çıkaran "diplomatik bir başarı" olarak sunabilir.

İkinci senaryonun ise savaşın "kısa süreli ancak etkili" bir operasyonla sona erdirilmesini içerebileceği ve böyle bir adımın Trump'a "zafer" ilan etme, ABD'nin "hedeflerine ulaştığını" açıklama ve ülkesinin bölgedeki askeri varlığını hızla azaltma imkanı sağlayabileceği değerlendirildi.

Buna karşılık her iki senaryoda da İsrail'in çıkarlarının Beyaz Saray'ın öncelikleriyle örtüşmeyebileceğine dikkat çekilen analizde, bu durumun iki ülke arasındaki ilişkilerde başlıca gerilim kaynaklarından biri haline gelebileceği ifade edildi.

Analizde, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybetmesinin İsrail açısından önemli sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Demokrat Parti içerisinde İsrail'e yaklaşıma, İran savaşı ve ABD-İsrail stratejik ilişkisine ilişkin görüşlerin değiştiğine işaret edilen makalede, Kongre'deki yeni siyasi dengenin Washington'ın İsrail politikasına yansıyabileceği ifade edildi.

Analizde ayrıca, Demokrat Parti içinde ABD'nin İsrail'e askeri yardımının azaltılması, yardımların belirli siyasi koşullara bağlanması ve iki ülke arasındaki özel ilişkinin yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrıların giderek daha fazla destek bulduğu belirtildi. Daha önce parti içinde sınırlı bir kesim tarafından savunulan bu görüşlerin artık daha görünür hale geldiğine işaret edildi.

Analizde, seçim sonuçlarının İsrail açısından en önemli uzun vadeli etkilerinden birinin 2028 ABD başkanlık seçimleri olabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Demokrat Parti içerisinde İsrail'e yönelik tutumun değiştiği belirtilen makalede, bu değişimin 2028 başkanlık yarışı öncesinde ABD'nin Orta Doğu politikasına ilişkin tartışmaları şekillendirebileceği kaydedildi.

Özellikle İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımına ve İsrail'in ABD siyasetindeki etkisine karşı yüksek sesle itiraz eden Zohran Mamdani ve Abdul El-Sayed gibi isimlerin siyasi başarılarının diğer Demokrat adaylara örnek olabileceği kaydedilen analizde, 2028 başkan adaylarının geçmiş seçim dönemlerine kıyasla İsrail konusunda daha eleştirel bir tutum benimseyebileceği değerlendirildi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor
Haberler ›

İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor

İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İsrail Merkez Seçim Komitesi, 27 Ekim'de gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin resmi sonuçlarını onayladı.

Komiteden yapılan açıklamada, 26'ncı İsrail Meclisi seçim sonuçlarının onaylanmasına ilişkin oylamada 15 üyenin lehte, 14 üyenin çekimser, 2 üyenin ise aleyhte oy kullandığı bildirildi.

İsrail Merkez Seçim Komitesinin onayıyla resmileşen sonuçlara göre 120 sandalyeli İsrail Meclisinde, Likud Partisi lideri Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğunun 53, Yashar Partisi lideri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet bloğunun 48 milletvekiline ulaştığı kesinleşti.

Seçimlerden büyük başarıyla çıkan İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste ve Raam Partileri, İsrail Meclisinde 19 milletvekiliyle temsil edilecek.

Kesinleşmiş sonuçlara göre milletvekili dağılımı şu şekilde olacak:

Likud 27, Yashar 21, Birlikte Listesi 12, Ortak Liste 11, Demokratlar 8, Raam 8, İsrail Evimiz 7, Yahudi Gücü 7, Birleşik Tevrat Yahudiliği 7, Şas 6 ve Dini Siyonizm 6.

Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Solhberg, "Siyasi çalkantılar, sürprizler ve şiddetli anlaşmazlıklar, seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi gerektiği şeklindeki temel mutabakatı hiçbir zaman sarsmamıştır." ifadeleriyle seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Solhberg'in resmi sonuçları kısa süre sonra İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a sunacak ve Herzog partilerle koalisyon kurulması yetki vermeden önce için istişare toplantılarına başlayaca

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol
Haberler ›

Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol

Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Inter forması giyen Yann Aurel Bisseck, Şampiyonlar Ligi'nde attığı şık golle dikkatleri üzerine çekti.

Yann Aurel Bisseck, gol sevinciyle eleştirmenleri sustururken attığı golle de Jürgen Klopp'a güçlü bir adaylık mesajı verdi.

Yann Aurel Bisseck, ceza sahası yakınlarında aldığı pasın ardından bir forvet gibi kendi etrafında döndü ve topu şık bir vuruşla uzak köşeye gönderdi. Tıpkı Michael Olise'nin Bayern Münih'te yapmayı çok sevdiği gibi.

Ancak Inter Milan'ın savunmacısı, Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünün kariyerinin en güzel golü olmadığını söyledi. Bisseck'e göre bu gol daha çok "ilk 7" arasına girerdi.

Buna karşılık, İtalya şampiyonunun Feyenoord Rotterdam deplasmanında aldığı 3-0'lık (2-0) galibiyetin 8. dakikasında gelen 1-0'lık gol çok daha önemliydi. Şehirdeki rakibi AC Milan'a karşı oynadığı "Derby della Madonnina"da aldığı 3-1'lik yenilginin ardından Nerazzurri mutlaka bir reaksiyon göstermek istiyordu. Bunu, gol sevincinde işaret parmağını ağzına götüren Bisseck'in de katkısıyla başardı.

"Doğru cevap bu. Acı bir yenilginin ardından böyle bir reaksiyon göstermek güzel. Asla kaybetmek istemiyoruz ama bazen oluyor. Bugün iyi iş çıkardık. İnsanların ne söylediği önemli değil" diyen Bisseck, Inter ile gelecek maçta VfB Stuttgart'ı ağırlayacak (25 Kasım).

Köln doğumlu oyuncu, performansıyla perşembe günü teknik direktör Jürgen Klopp tarafından yaklaşan Uluslar Ligi maçları için millî takıma çağrılmak adına da güçlü bir adaylık ortaya koydu. Eylül sonunda Yunanistan'a karşı Klopp yönetiminde millî takımdaki ilk 11 deneyimini yaşamış ve moral bozucu 1-0'lık yenilgide iyi performans gösteren az sayıdaki oyuncudan biri olmuştu.

O dönemde "Kendime yükleyeceğim pek bir şey yok ama bence bir maçı kaybettiğinizde kendi performansınız o kadar önemli olmuyor" demişti. Uzun boylu savunmacı, yeni millî takım teknik direktörü Jürgen Klopp'un iç sahadaki ilk maçında öne çıkan az sayıdaki isimden biriydi. 25 yaşındaki oyuncu, millî takımdaki henüz ikinci maçında kusursuz bir performans sergilemiş, ikili mücadelelerde son derece sağlam ve hava toplarında etkili görünmüştü.

Bisseck alçakgönüllülükle "Sanırım fena değildi" demişti. "Takıma yardım etmek için elimden gelen her şeyi yaptım" diye eklemişti. Ancak bu, "yeterli olmamıştı".

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı
Haberler ›

Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı

Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Aston Villa'dan Al Hilal'e transfer olan Ollie Watkins'in eşi Ellie, bölgedeki gerginlikler nedeniyle çocuklarıyla birlikte Birleşik Krallık'a döndü.

İngiliz forvet Ollie Watkins'in eşi Ellie, Arap bölgesinde son dönemde yaşanan güvenlik durumu ve gerginlikler nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrılıp Birleşik Krallık'a dönme kararı aldı.

Bu gelişme, İngiliz oyuncunun Aston Villa'dan 60 milyon sterlinlik bir transferle Suudi ekibi Al Hilal'e geçmesinden yalnızca birkaç ay sonra geldi.

Watkins'in eşi, " Marca " gazetesinin aktardığına göre şunları söyledi: "Bazı gelişmeler oldu, ben Birleşik Krallık'a döndüm ve bir süre burada kalmayı umuyorum. Bunun tam olarak ne kadar süreceğini bilmiyorum, ancak Suudi Arabistan'daki çatışmalar ve mevcut durum göz önüne alındığında, işler yatışana kadar burada kalmaya karar verdik."

Ve ekledi: "Yeniden bir araya gelebilene kadar çocuklarıma bir nebze normal bir hayat garanti etmek için bu adımı atmam gerektiğini hissettim."

Öte yandan Watkins, eşi ve çocuklarının önümüzdeki dönemde kendisinden uzak olmasına rağmen Al Hilal'deki kariyerine devam edecek. Oyuncu, yolculuğunu tamamlamak için Suudi Arabistan'da kalacak; kendisinin yıllık 24 milyon sterlinlik bir maaş aldığını da belirtelim.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →