Anasayfa › Haberler ›

İTO Başkanı Avdagiç: Piyasa bekleme moduna girdi

İTO Başkanı Avdagiç: Piyasa bekleme moduna girdi
📷 Fotoğraf: Bloomberg HT Basın Arşivi

Fon krizinin piyasada durgunluk yarattığını, finansmana erişimin daha hassas hale geldiğini belirten İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "psikolojik etkisi rakamsal etkisinden çok daha yüksek. Birçok kişi firma, potansiyel alıcı 'dur bakalım' moduna girdi" dedi.

DİLAN ERDEMİR 850 bini aşkın üyesiyle Türkiye nin en büyük ticaret odası olan İstanbul Ticaret Odası nın (İTO) 22’nci dönem başkanlığına Şekib Avdagiç, 270 Meclis üyesinin 251’sinin oyunu alarak yeniden başkan seçildi. Yeni döneme ilişkin hedeflerini Bloomberg HT’ye değerlendiren Avdagiç, fon piyasasında yaşanan gelişmelerin reel sektör üzerindeki etkilerine yönelik de açıklamalarda bulundu.

İTO Başkanı Avdagiç, bugüne kadar gündeme getirdikleri konularda önemli başarılar elde ettiklerini belirterek, “Geçen dönem yaptığımız çok önemli işler vardı tabi bu bir süreklilik. Gündemdeki projelerimize devam edeceğiz. İş dünyası dinamik, dolayısıyla her gün ele alınması, çözülmesi gereken konular ortaya çıkıyor. Bunlarla ilgili farklı meslek komitelerinden gelen talepler üzerinde çalışıyoruz ve ilgili Bakanlıklara ulaştırıp netice almaya çalışıyoruz.

İstanbul Ticaret Odası karar merci değil, bizim ana görevimiz gelen talepleri alıp, üzerinde çalışma yapıp, ilgili bakanlara ulaştırıp netice alınmasını sağlamak. Bu konudaki etkin çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugüne kadar gündeme getirdiğimiz konularda önemli başarılar elde ettik. Hala hedefe ulaşamadığımız konular var, onlarla ilgili çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam edeceğiz.

Bugün İTO meclisinde yüzde 98’lik bir oy oranıyla seçildik, bu bize çok büyük bir güven olduğunu gösteriyor. Bu güvenden aldığımız güçle önümüzdeki 4 yıllık dönemde iş dünyasının beklentilerine uygun önemli ve sonuç odaklı işler yapma imkanı bulacağız” değerlendirmesinde bulundu. “Finansmana erişim daha hassas hale geldi” İTO Başkanı iş dünyasının en önemli iki gündem maddesinin finansmana erişim ve kurdaki seyir olduğunu söyledi.

Avdagiç, özellikle fon krizinden sonra finansmana ulaşımda sürecin daha hassas hale geldiği ifade etti: “İş dünyasının en önemli konularının başında finansmanla ilgili beklentiler var. Finansmanla ilgili önemli kısıtlar var. Özellikle son yaşanan fon krizinden sonra finansmana ulaşmadaki süreç daha hassas hale geldi. Piyasanın finansa ulaşma süreci açısından rahatlatılması şu andaki en büyük beklenti.

Bizim de en önemli çalışmamız bu istikamette olacak. Özellikle mikro ölçekteki firmaların ve KOBİ’lerin finansmana daha etkin ulaşabilmesi. Diğer taraftan orta büyüklükteki ve büyük firmaların da finansmana erişmesi konusunda önünün açılması lazım. Tabi makro politikalara negatif etki oluşturmadan veya makul bir çerçevede geliştirilmesi lazım. En önemli konulardan birisi bu.

İkinci konu da TL’nin son 3 yılda sürekli değerlendiği bir dönemi yaşıyoruz. Buna bağlı olarak yurt içinde üretim ve ihracat yapmanın zorlaştığı, ithalatın daha cazip hale geldiği bir dönemdeyiz. Mutlaka Türkiye’de döviz kuruyla enflasyon arasında korelasyonun sağlanması ve TL’nin değerlenmesiyle ilgili sürecin sona ermesi önemli bir unsur. Bu sayede ihracatımızın daha etkili bir hale geleceği, dış pazarlarda kayıplarımızın azalacağı bir süreci hayata geçirebiliriz.

Türkiye gerek ihracatımız açısından gerekse dışarıdan gelip Türkiye’de vakit geçirmek veya ticaret yapmak isteyenler için pahalı bir ülke olmamalı. Önümüzdeki dönemde bunu çok dikkatli bir şekilde yönetmemiz gerekiyor.” “Birçok kişi firma ‘dur bakalım’ moduna girdi” Başkan Avdagiç fon piyasasının iş dünyası üzerindeki etkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Fon krizinin psikolojik boyutunun parasal boyutundan daha önemli olduğunu vurgulayan Avdagiç, birçok firmanın bekleme moduna geçtiğini kaydetti: “Türkiye’de 15 trilyon liralık fon piyasası var. Fon krizi bunun yüzdesel anlamda mütevazi bir kısmı ama psikolojik etkisi rakamsal etkisinden çok daha yüksek. Dolayısıyla bununla ilgili piyasanın beklentisi adli ve idari süreçlerin çok hızlı bir şekilde tamamlanması.

Gerekli tedbirler alınıyor şu anda. Bu tamamlayıcı tedbirlerin de bir an önce hayata geçmesi ve bununla ilgili iş dünyası güveninin geri gelmesi en büyük beklenti bu. Bu psikolojik beklentiyi yönetmemiz lazım. Bu parasal boyutundan daha önde geliyor. Fon krizinin toplam büyük pasta içinde yüzdesel olarak çok büyük olmasa da negatif etkisi var. Birçok kişi firma, potansiyel alıcı “dur bakalım” moduna girdi.

Dolayısıyla bu psikolojiden kurtulmamız için alınan kararların, piyasa normalizasyonu için süreçlerin bir an önce hayata geçmesini bekliyoruz. Kısa bir süre evvel cumhurbaşkanı yardımcımız ve odalar birliği başkanımızla uzun bir görüşme yapma imkanı bulduk. Bu konular da gündeme geldi. Çok hızlı ve etkin bir süreç yürütüldüğünü gözlemliyoruz. Bununla ilgili süreç hayata geçtikçe piyasadaki olumsuz havanın da yavaş yavaş ortadan kalkmasını bekliyoruz.” “Berberin bile müşterisi azaldı” Başkan Avdagiç yaşanan fon kriziyle birlikte piyasanın içine çakildiğini, bu tepkinin de haklı bir reaksiyon olduğunu belirterek, hali hazırda bir daralma olduğunu ve bu daralmanın daha fazla keskinleşmesini beklemediğini ifade etti: “Berber bile diyor ki insanların keyfi yok, müşterim azaldı.

Piyasada alım satımda daralma var. Bu şu anda yaşanmış durumda bunun ötesinde daha fazla daralma beklemiyorum. Tam tersine alınacak önlemlerle durumun normalizasyonun sağlanacağını öngörüyorum. Ama tabi bu noktaya gelebilmemiz için piyasa beklentilerine uygun adımların hızlı ve etkin bir şekilde atılması gerekiyor.”

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Sanchez: "Brezilyada oldu, ABDde de oldu, yakında İspanyada da olacak"
Anasayfa › Haberler ›

Sanchez: "Brezilyada oldu, ABDde de oldu, yakında İspanyada da olacak"

Sanchez: "Brezilyada oldu, ABDde de oldu, yakında İspanyada da olacak"
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD'de yapılan ara seçimlerde Demokratlar'ın Cumhuriyetçiler'e karşı elde ettiği üstünlüğün, ülkesinde 29 Kasım'da yapılacak erken genel seçimlerde sosyalistlere yarar sağlayacağını savundu.

Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, "Dün, Amerikan toplumu yalnızca yoksullaştıran politikalara karşı oy kullandı. Nefrete karşı, cinsiyetçiliğe karşı, iklim değişikliği inkarına ve elitlerin ayrıcalıklarına karşı oy kullandı." değerlendirmesinde bulundu.

Brezilya'da sol görüşlü Luiz İnacio Lula da Silva'nın 25 Ekim'deki ikinci tur seçimlerin ardından 4. kez ülkesinde devlet başkanı seçilmesine ve ABD Başkanı Donald Trump'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Partinin ara seçimlerde uğradığı yenilgiye atıfta bulunan Sanchez, şunları kaydetti:

"Brezilya'da oldu. ABD'de de oldu. Ve yakında İspanya'da da olacak. (Ana muhalefetteki Halk Partisi lideri Alberto Nunez) Feijoo ve (Vox partisinin lideri Santiago) Abascal'ın binmeye çalıştığı aşırı sağcı dalga artık büyümüyor, çöküyor."

Bu arada Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de İber-Amerika Konferansı sırasında basına yaptığı değerlendirmede, Sanchez'e benzer bir şekilde ABD'deki seçim sonuçlarının İspanya'da sosyalistlere olumlu etkisi olacağını iddia etti.

Albares, "ABD'de Demokratlar'ın tarihi boyutlarda zaferiyle yaşanan değişim dalgasının, birkaç gün önce Brezilya'da olduğu gibi, İspanya'da da devam edeceğini öngörüyoruz. Çünkü söz konusu, tam olarak aynı şey." diye konuştu.

ABD'de "önemli bir değişim yaşandığını" kaydeden Albares, "seçmenlerin işbirliğinden mi yoksa çatışmadan mı yana olunacağı, diyalogdan mı yoksa orman kanunundan mı yana olunacağı sorularına sandıkta cevap verdiğini" savundu.

İspanya'da 29 Kasım'da yapılacak erken genel seçim öncesinde yayımlanan tüm anketler ise şu anda ana muhalefette olan sağ görüşlü Halk Partisi ile aşırı sağcı Vox partilerinin koalisyon ile iktidara gelecek Meclis çoğunluğunu elde edeceğini, solun büyük bir oy kaybı yaşayacağını gösteriyor.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER ABD Ara Seçimleri Sonrası Türkiye-Washington Hattı: Uzmanlar Yeni Dönemi Değerlendiriyor
Anasayfa › Haberler ›

ABD Ara Seçimleri Sonrası Türkiye-Washington Hattı: Uzmanlar Yeni Dönemi Değerlendiriyor

ABD Ara Seçimleri Sonrası Türkiye-Washington Hattı: Uzmanlar Yeni Dönemi Değerlendiriyor
📷 Fotoğraf: BBC Türkçe Basın Arşivi

ABD ara seçimlerinde Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirmesiyle 'topal ördek' dönemine giren Trump yönetiminin dış politikası ve Ankara ile ilişkileri mercek altında.

Gündemi BBC Türkçe'den takip etmek artık WhatsApp'ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde muhalefetteki Demokrat Parti Kongre'de çoğunluğu kazandı.

Demokratların "mavi dalga" olarak adlandırılan zaferi sayesinde Donald Trump'ın Cumhuriyeti Partisi hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da azınlığa düştü.

Trump, iktidarının kalan iki senesini "topal ördek" olarak yani yalnızca Beyaz Saray'ı kontrol ederek tamamlayacak.

Peki bu durum Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkileyecek?

Uzmanlara göre Demokratların liderliğindeki Kongre Türkiye'ye silah satışları, savunma yaptırımlarının kaldırılması ve insan hakları ihlalleri gibi konularda Ankara üzerindeki baskıyı artırabilir.

ABD Başkanı Trump, yürütme organının başı olarak ülkeyi yönetmeye devam edecek.

Ancak ABD'nin yasama organını oluşturan Kongre'nin el değiştirmesi ile kanunların çıkarılması ve uygulanması konusunda rakipleriyle iş birliği yapmak zorunda kalacak.

Kongre'nin Demokratlara geçmesi ile birlikte Trump yönetimine yönelik soruşturma ve incelemeler tekrar başlayabilir.

Ayrıca Trump'ın diğer ülkelerle yaptığı anlaşmalar ve verdiği vaatler de Kongre üzerinden engellenebilir.

Hatta yeterli çoğunluğun sağlanması durumunda Trump ilk döneminde olduğu gibi azledilebilir.

Tüm bu değişiklikler, 3 Kasım'da seçilen adayların Ocak 2027'de yemin ederek göreve başlamasının ardından gelecek.

Bu süreçte Trump'ın Temmuz'daki NATO zirvesinden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde gündeme getirdiği Türkiye'ye yönelik savunma sanayi yaptırımlarının kaldırılması ve Ankara'nın F-35 programına geri alınması gibi başlıklar da tartışmaya açılabilir.

ABD merkezli Brookings Enstitüsü Türkiye Projesi Direktörü Aslı Aydıntaşbaş, Trump'ın seçim sonrasında Türkiye'nin ABD'den taleplerine odaklanamayacağını, daha çok dış politikada İran ve Rusya-Ukrayna savaşı gibi konulara yöneleceğini söylüyor.

BBC Türkçe 'ye konuşan Aydıntaşbaş, Ankara'nın "ivedilikle denge siyaseti yürütmesi gerektiğini" savunuyor:

"Artık sadece Trump üzerinden ikili ilişkileri yönetme dönemi kapandı. Bunun Türkiye'ye ağır bedeli olabilir.

"Bir an önce Demokrat Parti ve Kongre ile ilişki kurmak; kişisel değil kurumsal ilişkilere yönelmek gerekiyor."

İstanpol Enstitüsü Dış İlişkiler Koordinatörü Riccardo Gasco, ABD'de değişen dengelerin Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkisinin derinlemesine irdelenmesine yol açacağını söylüyor.

Konuyu BBC Türkç e'ye değerlendiren Gasco, Demokratların Trump'ın Türkiye'ye yönelik vaatlerini hayata geçirmesini daha zorlaştıracağını söylüyor.

Uzman ikili ilişkilerde "pragmatik yaklaşımın" süreceğini ifade ediyor.

Gasco, zorluklara dair Türkiye'nin Trump'ın selefi Joe Biden döneminde ABD'den F-16 savaş jetleri ve modernizasyon kitleri satın alma talebi sürecinde yaşananları örnek veriyor.

Türkiye 2021'de bu konuda ABD'ye resmi başvuru yapmış, anlaşma Demokrat Biden tarafından desteklense de ara seçimlerden sonra Cumhuriyetçilerin kontrolüne geçen Temsilciler Meclisi'ne takılmıştı.

Gasco, Trump'ın iktidarda kalan iki yılı için şu tahmini yapıyor:

"Muhtemelen [Türkiye ve ABD arasındaki] stratejik iş birliği devam edecek ancak silah satışları, yaptırımlar ve bazı anlaşmalara bağlı şartlar konusunda daha zor bir pazarlık süreci yaşanacak."

Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Özgür Özdamar ise Trump'ın seçim hezimetinin Türkiye ile ilişkilere büyük bir olumsuz yansıması olmayacağını savunuyor.

BBC Türkçe'ye konuşan Özdamar, "Trump ile aramız medyanın önünde iyi ama iş gerçek siyaset yapmaya geldiği zaman Türkiye'ye çok büyük bir yararını görmüyordum" diyor ve ekliyor:

"Özellikle de F-35 programı, Kaan motoru alımı ve F-16 modernizasyonu gibi askeri teknoloji transferi konularında 'Her şey çok güzel, evet yapacağız' deyip hiçbir şey yapmıyordu.

"Bu örneklerin bazıları söz verip de yapmaya gücü olmadığı şeyler. Bazılarını ise yapabileceği varsa bile kendi siyasi sermayesini kullanıp yapmıyordu."

Özdamar, Kongre'de çoğunluğu alan Demokratların Türkiye'ye karşı daha mesafeli olacağını ve bu sebeple Türkiye'ye yönelik askeri yaptırımların süreceğini tahmin ediyor.

Türkiye, 2019'da Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın aldığı için F-35 programından çıkarıldı ve "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası" (CAATSA) kapsamında yaptırımlara tâbi tutuldu.

Aslı Aydıntaşbaş, S-400'ler Türkiye'de bulunduğu sürece CAATSA yaptırımlarının kaldırılma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyor ve iki ülkenin bu uğurda "yaratıcı formüller" üzerinde tartıştığını hatırlatıyor.

Bu konuda Türkiye'nin adım atması gerektiğini savunuyor:

"Trump bundan sonra tali konulara fazla konsantre olamayacaktır. Türkiye'nin devletten devlete bir anlaşmaya ihtiyacı var.

"Dolayısıyla birlikte hareket etmesi gereken iki kilit kurum Pentagon ve Kongre."

Uzmanlar, Trump'ın seçimlerden sonra dış politikaya ve özellikle Ortadoğu'ya odaklanabileceğine dikkat çekiyor.

Burada Türkiye ile mevcut stratejik iş birliğinin sürmesi bekleniyor.

Riccardo Gasco, bu alanda Türkiye'nin Trump'ın ilk dönemine kıyasla daha fazla kozu olduğunu savunuyor.

Suriye'deki varlığı, Karadeniz güvenliğine katkısı, Rusya-Ukrayna savaşındaki arabulucu rolü, bölge diplomasisine katkısı gibi faktörlerin Ankara'nın ABD'ye karşı "pazarlık payını" artıracağını ve elini güçlendireceğini söylüyor.

Gasco, "Bu seçim bir anlamda Trump'ı daha da öngörülemez hala getirecek" diyor.

Özgür Özdamar da Trump'ın "siyasi mirası" olarak gördüğü İran'a yeniden yoğunlaşması durumunda Ankara'dan taleplerinin artabileceğini, olası bir savaşın Türkiye'yi olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

ABD ara seçimlerinin ardından Washington'ın Türkiye'nin iç politikasına yönelik yaklaşımında değişiklik olup olmayacağı da tartışılan başlıklardan biri.

Trump yönetimi, Türkiye'de muhalif siyasetçi, gazeteci ve kanaat önderleri hakkındaki soruşturmalar konusunda sessiz kalmakla eleştiriliyor.

Özgür Özdamar, Kongre'deki çoğunluğun değişmesinin bu politikayı direkt etkilemeyeceğini düşünüyor.

Trump'ın selefi Joe Biden döneminde de benzer bir yaklaşım olduğunu ve büyük bir değişiklik beklenmemesi gerektiğini söylüyor:

"Birçok ülke için olduğu gibi Türkiye iç siyasetini de görmezden gelmeyi tercih ediyorlar."

Riccardo Gasco da ABD'nin güvenlik politikalarını önceliklendirdiğini vurguluyor, demokratik değerler ya da iç politika konularında büyük adımlar beklemediğini anlatıyor:

"Kongre'nin Ankara'dan tepki çekme pahasına Türkiye'nin iç politikasına karışmak isteyeceğini sanmıyorum.

"Bir sonraki seçimden sonra Demokrat bir başkan liderliğindeki Demokrat bir Kongre bunu yapabilir, ama o zaman da bu politika uluslararası sistemin şartlarına göre şekillenecektir."

Aslı Aydıntaşbaş, Trump yönetiminin Türkiye'deki insan hakları ihlallerine öncelik vermediğini ancak Demokratların ve Avrupalı müttefiklerinin bunu önemsediğini söylüyor.

Brookings Enstitüsü Türkiye Projesi Direktörü, Ankara'nın hem Demokratlar hem de Avrupalılar ile ilişkilerini dengeleyebilmek için insan hakları ve demokratikleşme konularında adım atması gerektiğini ifade ediyor.

© 2026 BBC. BBC, link verilen internet sitelerinin içeriğinden sorumlu değildir. Link verilen internet sitelerine yaklaşımımız.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Kasım 2026'da Londra'da hangi spor etkinlikleri var? Rugby Nations Championship, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi maçları ve daha fazlası
Anasayfa › Haberler ›

Kasım 2026'da Londra'da hangi spor etkinlikleri var? Rugby Nations Championship, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi maçları ve daha fazlası

Kasım 2026'da Londra'da hangi spor etkinlikleri var? Rugby Nations Championship, Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi maçları ve daha fazlası
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Londra'da düzenlenen büyük spor etkinlikleri ve bu etkinliklere nasıl bilet alabileceğiniz hakkında bilmeniz gereken her şey

Kasım 2026, Londra'da unutulmaz spor müsabakalarına sahne olmaya hazırlanıyor. Ayın en dikkat çekici etkinliği ise ilk kez düzenlenen World Rugby Nations Championship Finalleri 'nin heyecan verici kapanışı olacak.

Futbolseverleri UEFA Uluslar Ligi'nde İngiltere-Hırvatistan , Şampiyonlar Ligi'nde Arsenal-Borussia Dortmund ve Arsenal-Manchester City dahil birçok dikkat çekici Premier League karşılaşması bekliyor.

Sonbahar başkente yerleşirken dünyanın dört bir yanından seçkin sporcular şehrin simge hâline gelmiş tesislerinde buluşacak. Bugün maç bileti alarak onları canlı izleyebilirsiniz.

İster bu kasım ayında tatil veya iş seyahati için Londra'ya gelip üst düzey spor müsabakaları izlemek isteyin, ister son dakika bileti arayan yerel bir sporsever olun, biletlerin nereden alınacağından fiyatlarına kadar ihtiyacınız olan tüm bilgileri GOAL size sunuyor.

İngiltere-Hırvatistan maçı, 12 Kasım Perşembe günü Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynanacak. Planlanan başlama saati 19.45 (GMT).

İngiltere'nin iç saha maçlarının biletleri ilk olarak England Football'un resmî bilet portalında satışa sunuluyor. Kalan biletler genel satışa çıkmadan önce genellikle England Supporters Travel Club üyelerine ve FA'ye bağlı sezonluk bilet sahiplerine öncelik tanınıyor.

İngiltere maçlarının bilet fiyatları koltuğun konumuna ve pakete göre önemli ölçüde değişiyor. Resmî satış kanallarında fiyat kategorileri genellikle şöyle:

Kasım ortasında bir millî maç arası daha yaklaşsa da bu aranın öncesinde ve sonrasında, Arsenal-Manchester City mücadelesi dahil öne çıkan Premier League karşılaşmaları oynanacak.

Premier League maçları için tek maçlık biletlerden sezonluk biletlere ve ek ağırlama paketlerine kadar çeşitli seçenekler bulunuyor. Bunlara kulüplerin resmî bilet portallarından ulaşılabiliyor.

Britanya'nın en üst düzey futbol kulüpleri biletleri genellikle üç aşamada tahsis ediyor:

Kulüplerin resmî kanallarından bilet bulamazsanız veya son dakika bileti arıyorsanız LiveFootballTickets gibi doğrulanmış ikincil satış platformlarına göz atabilirsiniz.

Arsenal-Borussia Dortmund maçı, 24 Kasım Salı günü Londra'daki Emirates Stadyumu'nda oynanacak. Planlanan başlama saati 20.00 (GMT).

Benzeri görülmemiş talep ve Emirates Stadyumu'nda turnikelere girişin tamamen dijital olması nedeniyle Arsenal, biletleri belirli bir sistem üzerinden tahsis ediyor:

Arsenal, Emirates Stadyumu'ndaki iç saha maçlarını biletlerin nominal fiyatlarını belirleyen üç sınıfa ayırıyor: A, B ve C kategorileri .

Finaller Hafta Sonu (27-29 Kasım), hiç kuşkusuz bu sonbahar Londra'da düzenlenecek spor etkinliklerinin en önemlilerinden biri.

Kuzey ve Güney Yarımküre'nin en güçlü ragbi takımlarını dünya şampiyonunu belirlemek için karşı karşıya getiren bu yeni, iki yılda bir düzenlenecek turnuva temmuz ayında başladı ve Londra'da sona erecek.

Twickenham'daki Allianz Stadyumu, Finaller Hafta Sonu'ndaki tüm maçların yanı sıra İngiltere'nin gruptaki son üç maçına da ev sahipliği yapacak: Avustralya (8 Kasım), Japonya (14 Kasım) ve Yeni Zelanda (21 Kasım).

Finaller Hafta Sonu'ndaki eşleşmeler grup aşaması tamamlanana kadar kesinleşmeyecek olsa da turnuvaya katılan on iki ülkenin tamamının son üç günlük hafta sonunda sahaya çıkacağı garanti.

11.'lik maçı: Henüz belli değil-Henüz belli değil

5.'lik maçı: Henüz belli değil-Henüz belli değil

9.'luk maçı: Henüz belli değil-Henüz belli değil

3.'lük maçı: Henüz belli değil-Henüz belli değil

7.'lik maçı: Henüz belli değil-Henüz belli değil

Final: Henüz belli değil-Henüz belli değil

Resmî World Rugby Nations Championship 2026 biletleri, karşılaşmaya bağlı olarak turnuvanın merkezî satış kanallarından veya ev sahibi ülkenin ragbi birliğinden (örneğin İngiltere) satın alınabilir.

Finaller Hafta Sonu'nda ikişer maçın oynanacağı günler için resmî fiyat kategorileri şöyle:

Londra'da oynanacak grup maçları için standart yetişkin bilet fiyatları şöyle:

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Al-Ittihad'ın takviminde sürpriz değişiklikler: Roshen Ligi'ni kış molası ayarlamaları bekliyor
Anasayfa › Haberler ›

Al-Ittihad'ın takviminde sürpriz değişiklikler: Roshen Ligi'ni kış molası ayarlamaları bekliyor

Al-Ittihad'ın takviminde sürpriz değişiklikler: Roshen Ligi'ni kış molası ayarlamaları bekliyor
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

"Amid" Asya Kupası'nın ertelenmesinin ardından neyi bekliyor?

İttihad kulübü yönetimi, yerel müsabaka takvimine yapılan son değişikliklerin takımın programının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmasının ardından düzenlemelerini gözden geçirmeye başladı. Bu kapsamda, önümüzdeki ocak ayında yapılması planlanan yurt dışı kampı da yer alıyor.

" Arriyadiyah " gazetesinin kaynaklarına göre, 13. haftanın maçlarının ertelenmesi ve Suudi Ligi karşılaşmalarının tarihlerinde beklenen değişiklikler, kulüp yetkililerini kış hazırlık planını yeniden değerlendirmeye yöneltti. Bu planda takımın kampına ev sahipliği yapması için İspanya'nın Marbella şehri seçilmişti.

Kaynaklar, kampın tarihi ve ayrıntılarına ilişkin nihai tablonun, Suudi Profesyonel Ligi Birliği'nin önümüzdeki birkaç gün içinde müsabakanın düzenlenmiş takvimini açıklamasının ardından belirleneceğini açıkladı.

İttihad, kış kampı için Marbella'yı seçmişti; İspanyol şehri, mevcut sezonun başında takımın yaz kampına da ev sahipliği yapmıştı.

Bu gelişmeler, Asya Futbol Konfederasyonu'nun salı sabahı, önümüzdeki ocak ayında Suudi Arabistan'da başlaması planlanan 2027 Asya Uluslar Kupası'nı aralık 2027 ile ocak arasındaki döneme ertelemesi kararının ardından geldi.

Yeni programın netleşmesi beklenirken, Alman teknik direktör Jens Wiesing, İttihad oyuncularına 5 günlük izin vermekle yetindi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →