Fabio Silva nadiren ilk 11’de sahaya çıkıyor ve yazın Borussia Dortmund’dan ayrılmak istiyordu. Ancak 24 yaşındaki hücum oyuncusu takımda kaldı ve BVB için çok büyük değer taşıyor.
İçki oyunu için bir fikir ister misiniz? Şöyle: Fabio Silva bir röportajda her "the most important" dediğinde bir tek atın. Ama dikkat, içkiye dayanıklı olmanız gerekebilir!
Silva, cumartesi akşamı Borussia Dortmund'un Bayern Münih ile 2-2 berabere kaldığı maçta sonradan oyuna girip attığı golün ardından basına konuşurken, Türkçesi "en önemlisi" olan bu ifadeyi tam dört kez kullandı. Ancak forvetin karma alanda geçirdiği birkaç dakika içinde bir başka favori ifade daha edindiği anlaşıldı: "Everyone can see."
İşte bir örnek: "En önemlisi mentaliteydi. Buraya şampiyonluklar için mücadele etmek istediğimizi ve hiçbir takımdan korkmadığımızı göstermek için geldik. Bence herkes bu sezon büyük hedefler için mücadele edebilecek üst düzey bir kadromuz olduğunu görebiliyor" diyen Silva, kendisinden kısa süre önce basının karşısına çıkan takım arkadaşı Nico Schlotterbeck gibi sözlerindeki özgüveni tavırlarıyla da yansıttı.
Portekizli oyuncu, Münih'te yedek kulübesinden gelerek bir kez daha mükemmel bir performans sergiledi. Attığı gol, topun nereye geleceğini sezmesi, topu hemen şut pozisyonuna girecek şekilde bilinçli olarak kontrol etmesi, dar alanda dönmesi ve isabetli vuruşuyla teknik açıdan seyir zevki yüksek bir goldü.
"Babam bana her zaman ceza sahasında topun nereye düşeceğini 'koklamam' gerektiğini söylerdi. Ben de seken topu tamamlamak için doğru yerdeydim. Takımıma yardımcı olabildiğim için mutluyum" dedi. Bu, Silva'nın bu sezon resmi maçlardaki beşinci golüydü; geçen yılın tamamında üç gol atmıştı. Yalnızca beş kez ilk 11'de başladığı 13 maçta yedi gole katkı sağlaması güçlü bir istatistik.
Hatta Silva'nın gerçekten Dortmund kulüp tarihinin en iyi jokeri olduğu bile söylenebilir. Bu kategoride elbette ilk akla gelen isim, aynı zamanda Bundesliga rekorunu elinde tutan eski BVB forveti Paco Alcacer. İspanyol oyuncu, 2018 ile 2020 yılları arasında Dortmund formasıyla sonradan oyuna girdiği maçlarda 12 gol attı. Lig tarihinde hiçbir oyuncu bu şekilde daha fazla gol atmadı.
Silva, Borussia Dortmund'daki döneminde sonradan oyuna girerek şu ana kadar altı gol kaydetti. Ancak elbette hiç de önemsiz olmayan "gol" ölçütü bir kenara bırakılırsa 24 yaşındaki oyuncu, Alcacer'in önüne geçiyor. Çünkü Silva sahaya adım attığı anda bulaşıcı bir enerji getiriyor, oyuna hemen etki ediyor, sık sık pas almak için kendini gösteriyor ve golcü ya da asist yapan oyuncu olarak tehlike yaratıyor. Sonradan oyuna giren bir oyuncu olarak çalışma azmi gerçekten dikkat çekici.
Bu etki rakamlara da yansıyor. Silva'nın Dortmund formasıyla çıktığı 52 resmi maçta yaptığı toplam 17 gol katkısının (sekiz gol, dokuz asist) yedisi, BVB'nin maç sonunda onun oyuna girmesinden önceki duruma göre daha iyi bir sonuç almasını sağladı.
Oysa bir kez milli formayı giymiş oyuncunun bu sezonu da Ruhr bölgesinde geçireceği hiç de kesin değildi. Silva ve yakın çevresi, onun için Wolverhampton Wanderers'a 22,5 milyon euro ödenmesinden yalnızca bir yıl sonra, yazın transferle yakından ilgileniyordu.
Görünüşe göre önceki sezon, teknik direktör Niko Kovac'ın ciddi gol sıkıntısı yaşadığı dönemlerde bile desteğini sürdürdüğü, ilk 11'in değişmez ismi Serhou Guirassy'nin gölgesinde kalmak Silva'yı fazlasıyla yıpratmıştı. O sezon da üç gol ve yedi asistle gayet iyi sayılabilecek on gol katkısı üretmişti ancak 39 resmi maçın yalnızca onuna ilk 11'de başlamıştı.
"Transfer döneminde benimle ilgili çok fazla hareketlilik vardı ama bu normal, futbolun bir parçası" diyen Silva, Münih'te yaklaşık üç ay önceki o döneme bir kez daha dönüp baktı. Fikrini değiştirmesini sağlayan, Kovac ve sportif direktör Ole Book ile yaptığı görüşmeydi. "Transfer dönemi kapanmadan önce harika bir görüşme yaptık. Bu kulübe hâlâ verecek çok şeyim olduğunu hissediyorum ve bunu zaten biliyordum. Bu kulübe daha da fazlasını verebilirim. Bu kulüp ve taraftarlar için oynamayı seviyorum. Burada mutluyum" dedi.
Silva'nın açmazı, Dortmund'da şimdiye kadar ilk 11'de başladığında değil, sonradan oyuna girdiğinde çok daha iyi performans göstermesi. İlk 11'de yer aldığında zaman zaman fazla şey yapmak istiyor, gereğinden fazla düşünüyor, bazen fazla bireysel oynuyor ve kendi fırsatlarını fazla zorlayarak yaratmaya çalışıyor. Geçen sezon BVB, Silva'nın ilk 11'de başladığı on maçın yalnızca üçünü kazandı. Bu maçların dördünde Guirassy ile birlikte oynadı.
Özellikle bu ikilinin uyumu, içinde bulunduğumuz sezonda belirgin biçimde gelişti. İki forvet birlikte sahada olduklarında oyundan keyif aldıklarını gösteriyor ve aralarındaki iş birliği birkaç kez çok iyi işledi. "Mesele yalnızca goller değil. Bir oyuncu olarak golcü olmaktan ibaret değilim" diyen Silva, şöyle devam etti: "Özellikle Serhou ile sahadayken. Birbirimizle çok iyi anlaşıyoruz. O, kendi mevkisinin en iyi oyuncularından biri. Ondan her gün bir şeyler öğreniyorum."
Ardından yeni favori ifadesi yine ortaya çıktı: "Bazen birlikte oynayabildiğimizi ve bundan keyif aldığımızı herkes görebiliyor." Silva, takımdaki konumunu tam da bu sözlerle özetledi: Bazen birlikte oynuyorlar, bazen de Silva maça ilk 11'de başlıyor. Ama BVB gibi bir kulüpte, Gineli oyuncu gibi bir rakibi varken bu her zaman böyle olmayacak.
Silva bu durumu kabullenmiş görünüyor. İlk yılında ve sezon başındaki Süper Kupa'da da zaman zaman gözlenen o asık suratlı, hafif huysuz hâli kayboldu. Nitekim performansı da hemen yükseldi.
"Elbette kulübede oturmaktansa ilk 11'de oynamayı tercih ederim. Aksini söylesem yüzde 100 dürüst davranmış olmam" diyen Silva, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hafta boyunca her zaman olumlu kalmaya çalışıyorum. Oynamayacağımı gördüğümde elbette ilk anda canım sıkılıyor ama takım için önemli olabileceğimi biliyorum. Bu sezon hem ilk 11 oyuncusu hem de sonradan oyuna giren bir oyuncu olarak önemliyim."
Üstelik Kovac'ın sonradan oyuna soktuğu oyuncular için kullanmayı sevdiği ifadeyle "bitiricilerin" şimdiye kadar son derece büyük bir etki yarattığı görüldü. BVB'nin yedek kulübesinden gelen oyuncularının 12 gol katkısı, RB Leipzig ile birlikte ligin en yüksek rakamı. Yalnızca Dortmund'da sonradan oyuna giren oyuncuların gole dönüşen asistleri dikkate alındığında ise sekiz maç haftasının ardından ulaşılan sekiz asist, yeni bir Bundesliga rekoru anlamına geliyor.
Sezonun hâlâ oldukça erken sayılabilecek bu aşamasında bunun nereye varacağını elbette kimse bilmiyor. Ancak cumartesi günü Allianz Arena'nın iç koridorlarında, BVB cephesinin bu yıl kupa kazanma konusunda umutlu olduğu hissediliyordu.
En son üç yılı aşkın süre önce PSV Eindhoven ile kupa kazanan Silva, "Buraya kazanmak için geldik. Bu sezon yaklaşımımız böyle olmalı" dedi. "Takımımızda çok fazla kalite var. Bu yıl harika bir takımımız olduğunu biliyoruz. İlk 11'deki oyuncular da yedek kulübesinden gelenler de her zaman iz bırakıyor. Bu sezonki silahımız bu: Herkes kenetleniyor, herkes aynı gemide ve elinden geleni yapıyor. Çünkü taraftarlar ve kulüpteki herkes kupa kazanmayı hak ediyor."