Atletico Madrid’e attığı golün ardından Lennart Karl seçkin bir gruba dahil oldu.
Salı akşamı Rojiblancos'a karşı attığı ve skoru 1-0'a getiren gol, Karl'ın kariyerindeki beşinci Şampiyonlar Ligi golü oldu.
18 yıl 254 günlük olan Karl, Şampiyonlar Ligi'nde beş gole ulaşan tüm zamanların en genç dördüncü oyuncusu. Barcelona'dan Lamine Yamal (17 yıl 291 gün), Real Madrid'den Kylian Mbappe (18 yıl 120 gün) ve Blancos efsanesi Raul (18 yıl 162 gün), beşinci Şampiyonlar Ligi gollerini attıklarında Bayern Münihli hücum oyuncusundan daha gençti.
Bu, Karl'ın bu sezon turnuvadaki ilk golüydü. Diğer dört golünü tarihî bir gole de imza attığı geçen sezon kaydetmişti. 18 yaşındaki oyuncu, 2026/27 sezonunda tüm kulvarlarda çıktığı 13 resmî maçta iki gol ve iki asist üretti.
Karl, yalnızca golüyle gündeme gelmedi. Golün ardından iki elini kulaklarına götürerek yaptığı "Bla-Bla" hareketi de medyada büyük ilgi gördü.
Çünkü Karl, bu göndermesiyle kendisini eleştirenler arasında Bayern Münih'in onursal başkanı ve kulübün hamisi Uli Hoeneß'i de kastetmiş olabilir. Nitekim Hoeneß, 18 yaşındaki oyuncuyla ilgili son dönemde kamuoyunda yaşanan tartışmaların başlamasında rol oynamıştı.
Hoeneß, Welt am Sonntag 'a verdiği röportajda Karl hakkında şunları söylemişti: "Onunla ciddi bir konuşma yapmaya karar verdim." Hoeneß'e göre Karl, "henüz süperstar olmaktan çok uzak. Genç oyuncuların alçakgönüllülüğe ihtiyacı var. Olise ile kıyaslanmak ona belli ki iyi gelmiyor; aralarında hâlâ dağlar kadar fark var. [...] Genç oyuncuların baskıya da ihtiyacı var. Örneğin Lennart Karl'a sürekli sarılmanın onun için iyi olup olmadığını bilmiyorum."
Karl'a takım arkadaşı Manuel Neuer'den ise destek geldi. Atletico karşısındaki galibiyetin ardından DAZN 'a konuşan Neuer, bu konunun fazla büyütülmemesi gerektiğini belirtti: "Lenny takımın çok önemli bir parçası. Bu grubun bir üyesi ve bu yüzden onun adına seviniyoruz. Her zaman en iyi maçını çıkarmasını ve harika performanslar sergilemesini istiyoruz. Bugün bunu bir kez daha gösterdi." Neuer, genç takım arkadaşına sahip çıktıktan sonra son sözü de söyledi: "Burada tartışılacak ya da gündeme getirilecek bir şey yok."