Ctrl + K
Haberler ›

Huawei'nin yeni telefonu Pura 90 Plus tanıtıldı: İşte özellikleri ve fiyatı

Huawei'nin yeni telefonu Pura 90 Plus tanıtıldı: İşte özellikleri ve fiyatı
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Huawei, Pura 90 ailesinin yeni üyesi Pura 90 Plus modelini Çin'de tanıttı. Serinin kavisli metal çerçeveye sahip tek modeli olarak öne çıkan telefon, yeni Kirin 9025 işlemcisini kullanan ilk cihaz olma özelliğini taşıyor. Model ayrıca gelişmiş kamera sistemi, yüksek kapasiteli bataryası ve hızlı şarj seçenekleriyle geliyor.

Huawei, Pura 90 ailesinin yeni üyesi Pura 90 Plus modelini Çin'de tanıttı. Serinin kavisli metal çerçeveye sahip tek modeli olarak öne çıkan telefon, yeni Kirin 9025 işlemcisini kullanan ilk cihaz olma özelliğini taşıyor. Model ayrıca gelişmiş kamera sistemi, yüksek kapasiteli bataryası ve hızlı şarj seçenekleriyle geliyor. Huawei Pura 90 Plus özellikleri Ekran: 6,8 inç LTPO, dört kenarı kavisli ekran, 2848 × 1276 piksel 1–120Hz İşlemci: Huawei Kirin 9025 İşletim Sistemi: HarmonyOS 7 RAM: 12 GB / 16 GB Depolama: 256 GB / 512 GB / 1 TB Ana Kamera: 50 MP, 1 inç sensör, f/1.6–f/4.0 değişken diyafram, OIS Makro Telefoto Kamera: 48 MP, f/2.1, OIS Ultra Geniş Açılı Kamera: 40 MP, f/2.2 Renk Sensörü: 1,5 MP Red Maple çok spektrumlu sensör Batarya: 5.700 mAh, 100W, 80W kablosuz Uydu Bağlantısı: Çift yönlü BeiDou uydu mesajlaşması Bağlantı: Huawei 5A bağlantı desteği Gövde: Kavisli metal çerçeve Renkler: Obsidian Black, Snow White, Sunset Purple, Dawn Gold Huawei Pura 90 Plus, 6,8 inç dört kenarı kavisli LTPO ekran ile geliyor. 2848 x 1276 piksel çözünürlük sunan panel, 1Hz ile 120Hz arasında uyarlanabilir yenileme hızını destekliyor. Ekranda ayrıca 1440Hz PWM karartma ve 300Hz dokunmatik örnekleme hızı bulunuyor. Telefonun donanımında Huawei'nin yeni Kirin 9025 işlemcisi yer alıyor. Şirket, donanım, yazılım, işlemci ve bulut tarafındaki optimizasyonların toplam performansı yüzde 19 artırdığını belirtiyor. Cihaz, HarmonyOS 7 işletim sistemiyle çalışıyor. Huawei'nin Super Storage özelliği de telefonda yer alıyor. Şirketin açıklamasına göre bu teknoloji, 1 TB depolama alanına sahip modelde 110 GB'a kadar alan açabiliyor. Dört kameralı sistem ve değişken diyafram Pura 90 Plus'ın arka kamera sistemi, 1 inç sensör kullanan 50 MP ana kameradan oluşuyor. f/1.6 ile f/4.0 arasında değişken diyafram sunan ana kamera, optik görüntü sabitleme (OIS) desteğine sahip. Kamera kurulumunda ayrıca OIS destekli 48 MP makro telefoto kamera, f/2.2 diyaframlı 40 MP ultra geniş açılı kamera ve 1,5 MP çok spektrumlu Red Maple renk sensörü bulunuyor. Huawei, XMAGE Smart Shooting, XMAGE Style, yapay zeka destekli poz önerisi ve kompozisyon, Ultra HD Panorama, Ultra HD Enhancement ve Super Night Scene gibi yazılım özellikleri de sunuyor. Bu araçlar portre, manzara ve düşük ışık çekimleri gibi farklı senaryolara yönelik geliştirildi. Huawei Pura 90 Plus, 5.700 mAh batarya kapasitesiyle geliyor. Telefon, 100W kablolu ve 80W kablosuz şarj desteği sunuyor. Ayrıca çift yönlü BeiDou uydu mesajlaşması ve Huawei'nin belirttiği 5A bağlantı hızlarını destekliyor. Model, Obsidian Black, Snow White, Sunset Purple ve Dawn Gold olmak üzere dört renk seçeneğiyle satışa çıkacak. Kavisli metal çerçeve tasarımı, Pura 90 serisindeki diğer modellerden ayrılmasını sağlıyor. Huawei Pura 90 Plus fiyatı Huawei Pura 90 Plus fiyatı ise, 12 GB RAM + 256 GB depolama için 5.499 yuan (yaklaşık 815 dolar), 12+512GB sürümü 5.999 yuan (yaklaşık 889 dolar) ve 16GB+1TB sürümü ise 6.999 yuan (yaklaşık 1.037 dolar) fiyatla satışa çıkacak. Telefonun satışları Çin'de 31 Ekim'de başlayacak. Cihazın küresel pazarlara ve Türkiye'ye gelip gelmeyeceği konusunda henüz resmi bir açıklama bulunmuyor

Şirket, donanım, yazılım, işlemci ve bulut tarafındaki optimizasyonların toplam performansı yüzde 19 artırdığını belirtiyor. Cihaz, HarmonyOS 7 işletim sistemiyle çalışıyor. Huawei'nin Super Storage özelliği de telefonda yer alıyor. Şirketin açıklamasına göre bu teknoloji, 1 TB depolama alanına sahip modelde 110 GB'a kadar alan açabiliyor.

Pura 90 Plus'ın arka kamera sistemi, 1 inç sensör kullanan 50 MP ana kameradan oluşuyor. f/1.6 ile f/4.0 arasında değişken diyafram sunan ana kamera, optik görüntü sabitleme (OIS) desteğine sahip. Kamera kurulumunda ayrıca OIS destekli 4 8 MP makro telefoto kamera, f/2.2 diyaframlı 40 MP ultra geniş açılı kamera ve 1,5 MP çok spektrumlu Red Maple renk sensörü bulunuyor.

Huawei, XMAGE Smart Shooting, XMAGE Style, yapay zeka destekli poz önerisi ve kompozisyon, Ultra HD Panorama, Ultra HD Enhancement ve Super Night Scene gibi yazılım özellikleri de sunuyor. Bu araçlar portre, manzara ve düşük ışık çekimleri gibi farklı senaryolara yönelik geliştirildi. Huawei Pura 90 Plus, 5.700 mAh batarya kapasitesiyle geliyor. Telefon, 100W kablolu ve 80W kablosuz şarj desteği sunuyor.

Huawei, Starlight adıyla yeni bir telefon markası kuruyor 1 hf. önce eklendi Ayrıca çift yönlü BeiDou uydu mesajlaşması ve Huawei'nin belirttiği 5A bağlantı hızlarını destekliyor. Model, Obsidian Black, Snow White, Sunset Purple ve Dawn Gold olmak üzere dört renk seçeneğiyle satışa çıkacak. Kavisli metal çerçeve tasarımı, Pura 90 serisindeki diğer modellerden ayrılmasını sağlıyor.

Huawei Pura 90 Plus fiyatı ise, 12 GB RAM + 256 GB depolama için 5.499 yuan (yaklaşık 815 dolar), 12+512GB sürümü 5.999 yuan (yaklaşık 889 dolar) ve 16GB+1TB sürümü ise 6.999 yuan (yaklaşık 1.037 dolar) fiyatla satışa çıkacak. Telefonun satışları Çin'de 31 Ekim'de başlayacak. Cihazın küresel pazarlara ve Türkiye'ye gelip gelmeyeceği konusunda henüz resmi bir açıklama bulunmuyor

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir
Haberler ›

İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir

İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İsrail basınındaki analizde, ABD'deki Kongre güç değişimlerinin İran politikası ve iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri etkileyebileceği vurgulandı.

Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan "ABD'de Demokratik tsunami: Cumhuriyetçilerin yenilgisinden sonra İsrail'in karşı karşıya olduğu üç büyük zorluk" başlıklı analiz haberinde, seçim sonuçlarının İsrail'e muhtemel etkileri ele alındı.

ABD ara seçim sonuçlarının Washington yönetiminin İran politikasından ABD-İsrail ilişkilerine kadar birçok alanda etkili olabileceği ve İsrail-ABD ilişkisini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekilen makalede, "Bu yenilgi, Demokrat Parti içinde İsrail, İran'la savaş ve Tel Aviv ile Washington arasındaki stratejik ilişki konusunda geniş kapsamlı değişimlerin yaşandığı bir dönemde geldi." ifadelerine yer verildi.

Makalede, seçim sonuçlarının özellikle ABD Başkanı Trump'ın İran politikasını, Kongre'deki güç dengelerini ve 2028 başkanlık seçimlerini etkileyebilecek üç önemli gelişmeyi beraberinde getirdiği ifade edildi.

Demokrat Parti içinde İsrail'e yönelik tutumun değiştiğine dikkati çekilen makalede, bu değişimin Washington ile Tel Aviv arasındaki stratejik ilişkilerin geleceği açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Analizde, İran'la yaşanan savaşın Cumhuriyetçi Parti açısından seçim sürecinde önemli bir siyasi maliyet oluşturduğu değerlendirmesine yer verildi.

Cumhuriyetçilere yakın medya kuruluşu Fox News'in yorumcularının dahi seçim sonuçlarının "savaş olmasaydı çok daha farklı olabileceğini" dile getirdiği aktarılan makalede, Trump'ın da İran meselesinin seçim yenilgisinde etkili olduğunu "İran'ın kayıpta payı vardı" diyerek kabul ettiği belirtildi.

Sandık çıkışı anketlerinde katılımcıların yüzde 62'sinin İran savaşına karşı olduğunu bildirdiği aktarılan analiz haberde, "Trump'a verilen siyasi mesaj açık: Amerikan halkı Orta Doğu'da uzun sürecek bir savaşa daha pek sıcak bakmıyor. Peki Başkan bu mesajı politikaya nasıl yansıtacak?" sorusu soruldu.

Analizde, Trump yönetiminin önünde iki muhtemel senaryonun bulunduğu ifade edildi. İlk senaryoya göre Trump, diplomatik girişimleri yoğunlaştırarak Tahran'la müzakerelerde taviz verebilir ve muhtemel bir anlaşmayı ABD'yi çatışmadan çıkaran "diplomatik bir başarı" olarak sunabilir.

İkinci senaryonun ise savaşın "kısa süreli ancak etkili" bir operasyonla sona erdirilmesini içerebileceği ve böyle bir adımın Trump'a "zafer" ilan etme, ABD'nin "hedeflerine ulaştığını" açıklama ve ülkesinin bölgedeki askeri varlığını hızla azaltma imkanı sağlayabileceği değerlendirildi.

Buna karşılık her iki senaryoda da İsrail'in çıkarlarının Beyaz Saray'ın öncelikleriyle örtüşmeyebileceğine dikkat çekilen analizde, bu durumun iki ülke arasındaki ilişkilerde başlıca gerilim kaynaklarından biri haline gelebileceği ifade edildi.

Analizde, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybetmesinin İsrail açısından önemli sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Demokrat Parti içerisinde İsrail'e yaklaşıma, İran savaşı ve ABD-İsrail stratejik ilişkisine ilişkin görüşlerin değiştiğine işaret edilen makalede, Kongre'deki yeni siyasi dengenin Washington'ın İsrail politikasına yansıyabileceği ifade edildi.

Analizde ayrıca, Demokrat Parti içinde ABD'nin İsrail'e askeri yardımının azaltılması, yardımların belirli siyasi koşullara bağlanması ve iki ülke arasındaki özel ilişkinin yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrıların giderek daha fazla destek bulduğu belirtildi. Daha önce parti içinde sınırlı bir kesim tarafından savunulan bu görüşlerin artık daha görünür hale geldiğine işaret edildi.

Analizde, seçim sonuçlarının İsrail açısından en önemli uzun vadeli etkilerinden birinin 2028 ABD başkanlık seçimleri olabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Demokrat Parti içerisinde İsrail'e yönelik tutumun değiştiği belirtilen makalede, bu değişimin 2028 başkanlık yarışı öncesinde ABD'nin Orta Doğu politikasına ilişkin tartışmaları şekillendirebileceği kaydedildi.

Özellikle İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımına ve İsrail'in ABD siyasetindeki etkisine karşı yüksek sesle itiraz eden Zohran Mamdani ve Abdul El-Sayed gibi isimlerin siyasi başarılarının diğer Demokrat adaylara örnek olabileceği kaydedilen analizde, 2028 başkan adaylarının geçmiş seçim dönemlerine kıyasla İsrail konusunda daha eleştirel bir tutum benimseyebileceği değerlendirildi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor
Haberler ›

İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor

İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İsrail Merkez Seçim Komitesi, 27 Ekim'de gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin resmi sonuçlarını onayladı.

Komiteden yapılan açıklamada, 26'ncı İsrail Meclisi seçim sonuçlarının onaylanmasına ilişkin oylamada 15 üyenin lehte, 14 üyenin çekimser, 2 üyenin ise aleyhte oy kullandığı bildirildi.

İsrail Merkez Seçim Komitesinin onayıyla resmileşen sonuçlara göre 120 sandalyeli İsrail Meclisinde, Likud Partisi lideri Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğunun 53, Yashar Partisi lideri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet bloğunun 48 milletvekiline ulaştığı kesinleşti.

Seçimlerden büyük başarıyla çıkan İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste ve Raam Partileri, İsrail Meclisinde 19 milletvekiliyle temsil edilecek.

Kesinleşmiş sonuçlara göre milletvekili dağılımı şu şekilde olacak:

Likud 27, Yashar 21, Birlikte Listesi 12, Ortak Liste 11, Demokratlar 8, Raam 8, İsrail Evimiz 7, Yahudi Gücü 7, Birleşik Tevrat Yahudiliği 7, Şas 6 ve Dini Siyonizm 6.

Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Solhberg, "Siyasi çalkantılar, sürprizler ve şiddetli anlaşmazlıklar, seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi gerektiği şeklindeki temel mutabakatı hiçbir zaman sarsmamıştır." ifadeleriyle seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Solhberg'in resmi sonuçları kısa süre sonra İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a sunacak ve Herzog partilerle koalisyon kurulması yetki vermeden önce için istişare toplantılarına başlayaca

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol
Haberler ›

Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol

Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Inter forması giyen Yann Aurel Bisseck, Şampiyonlar Ligi'nde attığı şık golle dikkatleri üzerine çekti.

Yann Aurel Bisseck, gol sevinciyle eleştirmenleri sustururken attığı golle de Jürgen Klopp'a güçlü bir adaylık mesajı verdi.

Yann Aurel Bisseck, ceza sahası yakınlarında aldığı pasın ardından bir forvet gibi kendi etrafında döndü ve topu şık bir vuruşla uzak köşeye gönderdi. Tıpkı Michael Olise'nin Bayern Münih'te yapmayı çok sevdiği gibi.

Ancak Inter Milan'ın savunmacısı, Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünün kariyerinin en güzel golü olmadığını söyledi. Bisseck'e göre bu gol daha çok "ilk 7" arasına girerdi.

Buna karşılık, İtalya şampiyonunun Feyenoord Rotterdam deplasmanında aldığı 3-0'lık (2-0) galibiyetin 8. dakikasında gelen 1-0'lık gol çok daha önemliydi. Şehirdeki rakibi AC Milan'a karşı oynadığı "Derby della Madonnina"da aldığı 3-1'lik yenilginin ardından Nerazzurri mutlaka bir reaksiyon göstermek istiyordu. Bunu, gol sevincinde işaret parmağını ağzına götüren Bisseck'in de katkısıyla başardı.

"Doğru cevap bu. Acı bir yenilginin ardından böyle bir reaksiyon göstermek güzel. Asla kaybetmek istemiyoruz ama bazen oluyor. Bugün iyi iş çıkardık. İnsanların ne söylediği önemli değil" diyen Bisseck, Inter ile gelecek maçta VfB Stuttgart'ı ağırlayacak (25 Kasım).

Köln doğumlu oyuncu, performansıyla perşembe günü teknik direktör Jürgen Klopp tarafından yaklaşan Uluslar Ligi maçları için millî takıma çağrılmak adına da güçlü bir adaylık ortaya koydu. Eylül sonunda Yunanistan'a karşı Klopp yönetiminde millî takımdaki ilk 11 deneyimini yaşamış ve moral bozucu 1-0'lık yenilgide iyi performans gösteren az sayıdaki oyuncudan biri olmuştu.

O dönemde "Kendime yükleyeceğim pek bir şey yok ama bence bir maçı kaybettiğinizde kendi performansınız o kadar önemli olmuyor" demişti. Uzun boylu savunmacı, yeni millî takım teknik direktörü Jürgen Klopp'un iç sahadaki ilk maçında öne çıkan az sayıdaki isimden biriydi. 25 yaşındaki oyuncu, millî takımdaki henüz ikinci maçında kusursuz bir performans sergilemiş, ikili mücadelelerde son derece sağlam ve hava toplarında etkili görünmüştü.

Bisseck alçakgönüllülükle "Sanırım fena değildi" demişti. "Takıma yardım etmek için elimden gelen her şeyi yaptım" diye eklemişti. Ancak bu, "yeterli olmamıştı".

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı
Haberler ›

Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı

Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Aston Villa'dan Al Hilal'e transfer olan Ollie Watkins'in eşi Ellie, bölgedeki gerginlikler nedeniyle çocuklarıyla birlikte Birleşik Krallık'a döndü.

İngiliz forvet Ollie Watkins'in eşi Ellie, Arap bölgesinde son dönemde yaşanan güvenlik durumu ve gerginlikler nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrılıp Birleşik Krallık'a dönme kararı aldı.

Bu gelişme, İngiliz oyuncunun Aston Villa'dan 60 milyon sterlinlik bir transferle Suudi ekibi Al Hilal'e geçmesinden yalnızca birkaç ay sonra geldi.

Watkins'in eşi, " Marca " gazetesinin aktardığına göre şunları söyledi: "Bazı gelişmeler oldu, ben Birleşik Krallık'a döndüm ve bir süre burada kalmayı umuyorum. Bunun tam olarak ne kadar süreceğini bilmiyorum, ancak Suudi Arabistan'daki çatışmalar ve mevcut durum göz önüne alındığında, işler yatışana kadar burada kalmaya karar verdik."

Ve ekledi: "Yeniden bir araya gelebilene kadar çocuklarıma bir nebze normal bir hayat garanti etmek için bu adımı atmam gerektiğini hissettim."

Öte yandan Watkins, eşi ve çocuklarının önümüzdeki dönemde kendisinden uzak olmasına rağmen Al Hilal'deki kariyerine devam edecek. Oyuncu, yolculuğunu tamamlamak için Suudi Arabistan'da kalacak; kendisinin yıllık 24 milyon sterlinlik bir maaş aldığını da belirtelim.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →