Ctrl + K
Haberler ›

BYD'nin çalışan sayısı 1 milyonu aştı: Toyota, Ford, GM ve Tesla'nın toplamını geçti

BYD'nin çalışan sayısı 1 milyonu aştı: Toyota, Ford, GM ve Tesla'nın toplamını geçti
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Çinli otomobil devi BYD, çalışan sayısında 1 milyon barajını aşarak büyümesini sürdürdü. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu tarafından açıklanan verilere göre BYD'nin toplam çalışan sayısı 1,02 milyonu geçti. Böylece şirket, Toyota, Ford, General Motors ve Tesla'nın toplam çalışan sayısını geride bıraktı. Chuanfu'nun açıklamasına göre, şirketin çalışanlarının yaklaşık 960 bini Çin'de, 60 bini ise yurt dışında görev yapıyor.

Çinli otomobil devi BYD, çalışan sayısında 1 milyon barajını aşarak büyümesini sürdürdü. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu tarafından açıklanan verilere göre BYD'nin toplam çalışan sayısı 1,02 milyonu geçti. Böylece şirket, Toyota, Ford, General Motors ve Tesla'nın toplam çalışan sayısını geride bıraktı. Chuanfu'nun açıklamasına göre, şirketin çalışanlarının yaklaşık 960 bini Çin'de, 60 bini ise yurt dışında görev yapıyor. BYD bünyesinde 120 bine kadar araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) mühendisi bulunduğu belirtiliyor. Bu ekipler batarya hücreleri, elektrik motorları, elektronik kontrol sistemleri ve yarı iletkenler gibi farklı alanlarda çalışıyor. BYD, 10 ayda yaklaşık 150 bin kişiyi işe aldı BYD'nin çalışan sayısındaki artış, şirketin yıl sonu verileriyle karşılaştırıldığında daha net görülüyor. Şirket, 2025 yılının sonunda yaklaşık 869 bin 600 çalışana sahipti. Bu da 2026'nın ilk 10 ayında çalışan sayısının yaklaşık 150 bin kişi arttığı anlamına geliyor. Şirketin istihdam verileri son yıllarda önemli dalgalanmalar gösterdi. BYD'nin çalışan sayısı 2022 sonunda 570 bin 100, 2023 sonunda ise 703 bin 500 seviyesindeydi. Hızlı işe alım sürecinin ardından şirketin çalışan sayısı 2024 yılında 968 bin 900'e yükseldi. Ancak 2025 yılında önemli bir küçülme yaşandı. Şirketin yıllık raporuna göre çalışan sayısı yaklaşık 99 bin azalarak 869 bin 600'e geriledi. Bu yıl ise yeniden güçlü bir işe alım süreci başladı. S&P Global Market Intelligence tarafından derlenen verilere göre BYD'nin çalışan sayısı Haziran 2026 sonunda 911 bin 900 seviyesindeydi. Sonraki aylardaki artışla birlikte şirketin toplam istihdamı yeniden 1 milyonun üzerine çıktı. BYD'nin çalışan sayısı rakiplerini geride bıraktı BYD ile diğer büyük otomobil üreticileri arasındaki istihdam farkı oldukça yüksek. Volkswagen Grubu, Çin'deki ortak girişimleri de dahil olmak üzere 2025 yılı sonunda 662 bin 942 çalışana sahip olduğunu bildirdi. Toyota'nın 31 Mart 2026 itibarıyla çalışan sayısı 390 bin 927, Stellantis'in 2025 sonundaki çalışan sayısı ise 258 bin 668 olarak açıklandı. ABD merkezli üreticiler arasında Ford, 2025 yılını 169 bin çalışanla tamamlarken General Motors'un çalışan sayısı 156 bin oldu. Tesla ise son yıllık raporunda dünya genelinde 134 bin 785 çalışan bildirdi. Toyota, Ford, General Motors ve Tesla'nın çalışan sayıları toplandığında yaklaşık 851 bin kişilik bir toplam ortaya çıkıyor. BYD'nin 1,02 milyonu aşan çalışan sayısı, bu dört şirketin toplamından yaklaşık 170 bin kişi daha fazla. Bununla birlikte çalışan sayısının tek başına üretim verimliliğini göstermediğini belirtmek gerekiyor. 2025 yılı satışları ve yıl sonu çalışan sayıları karşılaştırıldığında BYD, çalışan başına yaklaşık 5,3 araç satışı gerçekleştirdi. Tesla'da bu oran yaklaşık 12, Volkswagen Grubu'nda 13,5 seviyesindeydi. Daihatsu ve Hino dahil toplam 11,3 milyon araçlık satış bildiren Toyota ise çalışan başına yaklaşık 29 araçlık satış oranına ulaştı. Yüksek çalışan sayısının arkasında dikey entegrasyon var BYD'nin çalışan sayısının rakiplerinden çok daha yüksek olmasının önemli nedenlerinden biri, şirketin geniş faaliyet alanı ve dikey entegrasyon stratejisi. Şirket yalnızca otomobil üretmiyor. Batarya üretimi, elektrik motorları, yarı iletkenler, enerji depolama sistemleri ve raylı ulaşım gibi farklı alanlarda da faaliyet gösteriyor. Ayrıca BYD'nin çoğunluk hissesine sahip olduğu elektronik üretim şirketi BYD Electronic, diğer markalar için de elektronik cihaz üretimi ve montajı gerçekleştiriyor. BYD Electronic, 2025 yılının sonunda tek başına yaklaşık 165 bin çalışan bildirdi. Bu çalışanlar da grubun toplam istihdamına dahil ediliyor. Dolayısıyla BYD'nin çalışan sayısını yalnızca otomobil üreticileriyle karşılaştırmak, şirketin faaliyet kapsamını tam olarak yansıtmıyor. Bataryadan çipe, elektrik motorundan elektronik cihaz montajına kadar birçok süreci kendi bünyesinde yürütmesi, şirketin daha geniş bir iş gücüne ihtiyaç duymasına neden oluyor. Wang Chuanfu'ya göre bu dikey entegrasyon yaklaşımı, BYD'nin 1994 yılında bir batarya üreticisi olarak başlayan yolculuğunda önemli rol oynadı. Şirket, bu strateji sayesinde yeni enerjili araç pazarında dünyanın en çok satan markalarından biri haline geldi. Satışlar düşerken istihdam artıyor BYD'nin çalışan sayısını artırması, araç satışlarının aynı dönemde düşüş göstermesi nedeniyle daha da dikkat çekici hale geliyor. Şirket, 2026'nın ilk dokuz ayında toplam 3 milyon 131 bin 576 araç sattı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,9'luk düşüşe işaret ediyor. BYD, eylül ayında 463 bin 561 araç satarak yılın en yüksek aylık satış rakamına ulaştı. Buna rağmen Çin'deki yoğun fiyat rekabeti, şirket üzerindeki baskıyı artırıyor. Geely ve Leapmotor gibi rakiplerin güç kazanması da BYD'nin iç pazardaki konumunu etkiliyor. Şirketin 2026 yılının ilk yarısındaki geliri 344,8 milyar yuan, net kârı ise 12,3 milyar yuan olarak açıklandı. Her iki kalemde de yıllık bazda düşüş kaydedildi. Buna karşılık BYD'nin yurt dışı satışları hızlı bir büyüme gösteriyor. Şirketin uluslararası satışları, eylül sonuna kadar 1 milyon 342 bin 960 adede ulaştı. Yıllık bazda yüzde 92,7 artış anlamına gelen bu rakam, yurt dışı pazarlarının toplam satışlar içindeki payını yaklaşık yüzde 43'e çıkardı. BYD, 2026'nın ikinci çeyreğinde tamamen elektrikli otomobil teslimatlarında Tesla'yı da geride bıraktı. BYD üretimin büyük bölümünü hala Çin'de gerçekleştiriyor Yurt dışı satışlardaki hızlı büyümeye rağmen BYD'nin 1,02 milyonu aşan çalışanlarının yalnızca yaklaşık 60 bini Çin dışında görev yapıyor. Bu da toplam iş gücünün yaklaşık yüzde 6'sının yurt dışındaki operasyonlarda bulunduğunu gösteriyor. Şirket, Tayland, Brezilya ve Macaristan gibi ülkelerde üretim faaliyetlerini genişletirken üretimin ve istihdamın büyük bölümünü hala Çin'de tutuyor. Bu durum, BYD'nin uluslararası pazarlardaki büyümesini büyük ölçüde Çin'deki üretim kapasitesiyle desteklediğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde yurt dışındaki fabrikaların devreye girmesiyle birlikte şirketin küresel istihdam dağılımının nasıl değişeceği merak konusu.

BYD'nin çalışan sayısındaki artış, şirketin yıl sonu verileriyle karşılaştırıldığında daha net görülüyor. Şirket, 2025 yılının sonunda yaklaşık 869 bin 600 çalışana sahipti. Bu da 2026'nın ilk 10 ayında çalışan sayısının yaklaşık 150 bin kişi arttığı anlamına geliyor.

Şirketin istihdam verileri son yıllarda önemli dalgalanmalar gösterdi. BYD'nin çalışan sayısı 2022 sonunda 570 bin 100, 2023 sonunda ise 703 bin 500 seviyesindeydi. Hızlı işe alım sürecinin ardından şirketin çalışan sayısı 2024 yılında 968 bin 900'e yükseldi. Ancak 2025 yılında önemli bir küçülme yaşandı. Şirketin yıllık raporuna göre çalışan sayısı yaklaşık 99 bin azalarak 869 bin 600'e geriledi.

Bu yıl ise yeniden güçlü bir işe alım süreci başladı. S&P Global Market Intelligence tarafından derlenen verilere göre BYD'nin çalışan sayısı Haziran 2026 sonunda 911 bin 900 seviyesindeydi. Sonraki aylardaki artışla birlikte şirketin toplam istihdamı yeniden 1 milyonun üzerine çıktı.

Toyota, Ford, General Motors ve Tesla'nın çalışan sayıları toplandığında yaklaşık 851 bin kişilik bir toplam ortaya çıkıyor. BYD'nin 1,02 milyonu aşan çalışan sayısı, bu dört şirketin toplamından yaklaşık 170 bin kişi daha fazla.

Bununla birlikte çalışan sayısının tek başına üretim verimliliğini göstermediğini belirtmek gerekiyor. 2025 yılı satışları ve yıl sonu çalışan sayıları karşılaştırıldığında BYD, çalışan başına yaklaşık 5,3 araç satışı gerçekleştirdi. Tesla'da bu oran yaklaşık 12 , Volkswagen Grubu'nda 13,5 seviyesindeydi. Daihatsu ve Hino dahil toplam 11,3 milyon araçlık satış bildiren Toyota ise çalışan başına yaklaşık 29 araçlık satış oranına ulaştı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir
Haberler ›

İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir

İsrail Basını: ABD Seçim Sonuçları Tel Aviv-Washington İlişkilerini Yeniden Şekillendirebilir
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İsrail basınındaki analizde, ABD'deki Kongre güç değişimlerinin İran politikası ve iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri etkileyebileceği vurgulandı.

Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan "ABD'de Demokratik tsunami: Cumhuriyetçilerin yenilgisinden sonra İsrail'in karşı karşıya olduğu üç büyük zorluk" başlıklı analiz haberinde, seçim sonuçlarının İsrail'e muhtemel etkileri ele alındı.

ABD ara seçim sonuçlarının Washington yönetiminin İran politikasından ABD-İsrail ilişkilerine kadar birçok alanda etkili olabileceği ve İsrail-ABD ilişkisini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekilen makalede, "Bu yenilgi, Demokrat Parti içinde İsrail, İran'la savaş ve Tel Aviv ile Washington arasındaki stratejik ilişki konusunda geniş kapsamlı değişimlerin yaşandığı bir dönemde geldi." ifadelerine yer verildi.

Makalede, seçim sonuçlarının özellikle ABD Başkanı Trump'ın İran politikasını, Kongre'deki güç dengelerini ve 2028 başkanlık seçimlerini etkileyebilecek üç önemli gelişmeyi beraberinde getirdiği ifade edildi.

Demokrat Parti içinde İsrail'e yönelik tutumun değiştiğine dikkati çekilen makalede, bu değişimin Washington ile Tel Aviv arasındaki stratejik ilişkilerin geleceği açısından önem taşıdığı vurgulandı.

Analizde, İran'la yaşanan savaşın Cumhuriyetçi Parti açısından seçim sürecinde önemli bir siyasi maliyet oluşturduğu değerlendirmesine yer verildi.

Cumhuriyetçilere yakın medya kuruluşu Fox News'in yorumcularının dahi seçim sonuçlarının "savaş olmasaydı çok daha farklı olabileceğini" dile getirdiği aktarılan makalede, Trump'ın da İran meselesinin seçim yenilgisinde etkili olduğunu "İran'ın kayıpta payı vardı" diyerek kabul ettiği belirtildi.

Sandık çıkışı anketlerinde katılımcıların yüzde 62'sinin İran savaşına karşı olduğunu bildirdiği aktarılan analiz haberde, "Trump'a verilen siyasi mesaj açık: Amerikan halkı Orta Doğu'da uzun sürecek bir savaşa daha pek sıcak bakmıyor. Peki Başkan bu mesajı politikaya nasıl yansıtacak?" sorusu soruldu.

Analizde, Trump yönetiminin önünde iki muhtemel senaryonun bulunduğu ifade edildi. İlk senaryoya göre Trump, diplomatik girişimleri yoğunlaştırarak Tahran'la müzakerelerde taviz verebilir ve muhtemel bir anlaşmayı ABD'yi çatışmadan çıkaran "diplomatik bir başarı" olarak sunabilir.

İkinci senaryonun ise savaşın "kısa süreli ancak etkili" bir operasyonla sona erdirilmesini içerebileceği ve böyle bir adımın Trump'a "zafer" ilan etme, ABD'nin "hedeflerine ulaştığını" açıklama ve ülkesinin bölgedeki askeri varlığını hızla azaltma imkanı sağlayabileceği değerlendirildi.

Buna karşılık her iki senaryoda da İsrail'in çıkarlarının Beyaz Saray'ın öncelikleriyle örtüşmeyebileceğine dikkat çekilen analizde, bu durumun iki ülke arasındaki ilişkilerde başlıca gerilim kaynaklarından biri haline gelebileceği ifade edildi.

Analizde, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğu kaybetmesinin İsrail açısından önemli sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Demokrat Parti içerisinde İsrail'e yaklaşıma, İran savaşı ve ABD-İsrail stratejik ilişkisine ilişkin görüşlerin değiştiğine işaret edilen makalede, Kongre'deki yeni siyasi dengenin Washington'ın İsrail politikasına yansıyabileceği ifade edildi.

Analizde ayrıca, Demokrat Parti içinde ABD'nin İsrail'e askeri yardımının azaltılması, yardımların belirli siyasi koşullara bağlanması ve iki ülke arasındaki özel ilişkinin yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrıların giderek daha fazla destek bulduğu belirtildi. Daha önce parti içinde sınırlı bir kesim tarafından savunulan bu görüşlerin artık daha görünür hale geldiğine işaret edildi.

Analizde, seçim sonuçlarının İsrail açısından en önemli uzun vadeli etkilerinden birinin 2028 ABD başkanlık seçimleri olabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Demokrat Parti içerisinde İsrail'e yönelik tutumun değiştiği belirtilen makalede, bu değişimin 2028 başkanlık yarışı öncesinde ABD'nin Orta Doğu politikasına ilişkin tartışmaları şekillendirebileceği kaydedildi.

Özellikle İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırımına ve İsrail'in ABD siyasetindeki etkisine karşı yüksek sesle itiraz eden Zohran Mamdani ve Abdul El-Sayed gibi isimlerin siyasi başarılarının diğer Demokrat adaylara örnek olabileceği kaydedilen analizde, 2028 başkan adaylarının geçmiş seçim dönemlerine kıyasla İsrail konusunda daha eleştirel bir tutum benimseyebileceği değerlendirildi.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor
Haberler ›

İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor

İsrail'de Seçim Sonuçları Resmiyet Kazandı: Koalisyon Belirsizliği Sürüyor
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

İsrail Merkez Seçim Komitesi, 27 Ekim'de gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin resmi sonuçlarını onayladı.

Komiteden yapılan açıklamada, 26'ncı İsrail Meclisi seçim sonuçlarının onaylanmasına ilişkin oylamada 15 üyenin lehte, 14 üyenin çekimser, 2 üyenin ise aleyhte oy kullandığı bildirildi.

İsrail Merkez Seçim Komitesinin onayıyla resmileşen sonuçlara göre 120 sandalyeli İsrail Meclisinde, Likud Partisi lideri Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğunun 53, Yashar Partisi lideri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot öncülüğündeki muhalefet bloğunun 48 milletvekiline ulaştığı kesinleşti.

Seçimlerden büyük başarıyla çıkan İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste ve Raam Partileri, İsrail Meclisinde 19 milletvekiliyle temsil edilecek.

Kesinleşmiş sonuçlara göre milletvekili dağılımı şu şekilde olacak:

Likud 27, Yashar 21, Birlikte Listesi 12, Ortak Liste 11, Demokratlar 8, Raam 8, İsrail Evimiz 7, Yahudi Gücü 7, Birleşik Tevrat Yahudiliği 7, Şas 6 ve Dini Siyonizm 6.

Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Solhberg, "Siyasi çalkantılar, sürprizler ve şiddetli anlaşmazlıklar, seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi gerektiği şeklindeki temel mutabakatı hiçbir zaman sarsmamıştır." ifadeleriyle seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.

Solhberg'in resmi sonuçları kısa süre sonra İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a sunacak ve Herzog partilerle koalisyon kurulması yetki vermeden önce için istişare toplantılarına başlayaca

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol
Haberler ›

Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol

Inter savunmacısı Bisseck'ten Şampiyonlar Ligi'nde jeneriklik gol
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Inter forması giyen Yann Aurel Bisseck, Şampiyonlar Ligi'nde attığı şık golle dikkatleri üzerine çekti.

Yann Aurel Bisseck, gol sevinciyle eleştirmenleri sustururken attığı golle de Jürgen Klopp'a güçlü bir adaylık mesajı verdi.

Yann Aurel Bisseck, ceza sahası yakınlarında aldığı pasın ardından bir forvet gibi kendi etrafında döndü ve topu şık bir vuruşla uzak köşeye gönderdi. Tıpkı Michael Olise'nin Bayern Münih'te yapmayı çok sevdiği gibi.

Ancak Inter Milan'ın savunmacısı, Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk golünün kariyerinin en güzel golü olmadığını söyledi. Bisseck'e göre bu gol daha çok "ilk 7" arasına girerdi.

Buna karşılık, İtalya şampiyonunun Feyenoord Rotterdam deplasmanında aldığı 3-0'lık (2-0) galibiyetin 8. dakikasında gelen 1-0'lık gol çok daha önemliydi. Şehirdeki rakibi AC Milan'a karşı oynadığı "Derby della Madonnina"da aldığı 3-1'lik yenilginin ardından Nerazzurri mutlaka bir reaksiyon göstermek istiyordu. Bunu, gol sevincinde işaret parmağını ağzına götüren Bisseck'in de katkısıyla başardı.

"Doğru cevap bu. Acı bir yenilginin ardından böyle bir reaksiyon göstermek güzel. Asla kaybetmek istemiyoruz ama bazen oluyor. Bugün iyi iş çıkardık. İnsanların ne söylediği önemli değil" diyen Bisseck, Inter ile gelecek maçta VfB Stuttgart'ı ağırlayacak (25 Kasım).

Köln doğumlu oyuncu, performansıyla perşembe günü teknik direktör Jürgen Klopp tarafından yaklaşan Uluslar Ligi maçları için millî takıma çağrılmak adına da güçlü bir adaylık ortaya koydu. Eylül sonunda Yunanistan'a karşı Klopp yönetiminde millî takımdaki ilk 11 deneyimini yaşamış ve moral bozucu 1-0'lık yenilgide iyi performans gösteren az sayıdaki oyuncudan biri olmuştu.

O dönemde "Kendime yükleyeceğim pek bir şey yok ama bence bir maçı kaybettiğinizde kendi performansınız o kadar önemli olmuyor" demişti. Uzun boylu savunmacı, yeni millî takım teknik direktörü Jürgen Klopp'un iç sahadaki ilk maçında öne çıkan az sayıdaki isimden biriydi. 25 yaşındaki oyuncu, millî takımdaki henüz ikinci maçında kusursuz bir performans sergilemiş, ikili mücadelelerde son derece sağlam ve hava toplarında etkili görünmüştü.

Bisseck alçakgönüllülükle "Sanırım fena değildi" demişti. "Takıma yardım etmek için elimden gelen her şeyi yaptım" diye eklemişti. Ancak bu, "yeterli olmamıştı".

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı
Haberler ›

Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı

Ollie Watkins'in eşi, güvenlik endişeleri nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrıldı
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Aston Villa'dan Al Hilal'e transfer olan Ollie Watkins'in eşi Ellie, bölgedeki gerginlikler nedeniyle çocuklarıyla birlikte Birleşik Krallık'a döndü.

İngiliz forvet Ollie Watkins'in eşi Ellie, Arap bölgesinde son dönemde yaşanan güvenlik durumu ve gerginlikler nedeniyle Suudi Arabistan'dan ayrılıp Birleşik Krallık'a dönme kararı aldı.

Bu gelişme, İngiliz oyuncunun Aston Villa'dan 60 milyon sterlinlik bir transferle Suudi ekibi Al Hilal'e geçmesinden yalnızca birkaç ay sonra geldi.

Watkins'in eşi, " Marca " gazetesinin aktardığına göre şunları söyledi: "Bazı gelişmeler oldu, ben Birleşik Krallık'a döndüm ve bir süre burada kalmayı umuyorum. Bunun tam olarak ne kadar süreceğini bilmiyorum, ancak Suudi Arabistan'daki çatışmalar ve mevcut durum göz önüne alındığında, işler yatışana kadar burada kalmaya karar verdik."

Ve ekledi: "Yeniden bir araya gelebilene kadar çocuklarıma bir nebze normal bir hayat garanti etmek için bu adımı atmam gerektiğini hissettim."

Öte yandan Watkins, eşi ve çocuklarının önümüzdeki dönemde kendisinden uzak olmasına rağmen Al Hilal'deki kariyerine devam edecek. Oyuncu, yolculuğunu tamamlamak için Suudi Arabistan'da kalacak; kendisinin yıllık 24 milyon sterlinlik bir maaş aldığını da belirtelim.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →