Anasayfa › Haberler ›

Bakan Yumaklı: Orman yangını sayısında yüzde 35 azalma yaşandı

Bakan Yumaklı: Orman yangını sayısında yüzde 35 azalma yaşandı
📷 Fotoğraf: TRT Haber Basın Arşivi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirterek "Bir önceki yıla göre, orman yangını sayısında yüzde 35, toplam yangın sayısında ise yüzde 21 azalma yaşandı" dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınları ile mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi.

İklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkati çeken Yumaklı, bu nedenle geliştirdikleri orman yangınlarıyla mücadele anlayışının yalnızca yangını söndürmekten ibaret olmadığını dile getirdi.

Bakan Yumaklı, yangın çıkmadan önce riskleri azaltmak ve yönetmek, yangınları önlemek, erken tespit etmek, en kısa sürede müdahale etmek ve yangından zarar gören alanları yeniden ormanlaştırmanın bu mücadelenin birbirini tamamlayan temel aşamaları olduğunun altını çizerek şu bilgileri aktardı:

“Çalışmalarımızın ilk aşamasını eğitim, bilinçlendirme ve önleyici tedbirler oluşturuyor. Yeşil Vatan Seferberliği anlayışı içerisinde toplumun bütün kesimlerini, bu mücadelenin bir parçası haline getiriyoruz. Bu mücadelede en büyük güç kaynaklarımızdan biri de orman yangın gönüllülerimizdir. 2021 yılında 13 bin olan gönüllü sayımızı, 2026 yılında 142 bine ulaştırdık.

Orman Benim Kampanyamızla yaz başlamadan önce, yangına sebebiyet verecek cam, plastik ve benzeri atıkları, gençlerimiz ve çocuklarımızla beraber ormandan temizliyoruz. Yeni yangın emniyet yolları ve şeritleri açarak, hem yangınların yayılma riskini azaltıyor hem de ekiplerin yangın bölgelerine ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. Bu sene 56 yeni yangın havuz ve göleti yaparak, toplamda bu sayıyı 4 bin 852’ye çıkardık.

Bu havuzlar, zorlu coğrafyalarda hava araçlarımızın suya ulaşımında kritik bir rol oynuyor. Bugün ülke genelinde 776 yangın gözetleme kulemiz bulunuyor. Bunların 194’ü akıllı gözetleme kulesi olarak hizmet veriyor.”

İnsan gücü, kara-hava filosu, teknolojik altyapı ve müdahale planlarını da her yıl geliştirdiklerini belirten Yumaklı, “2025 yılında 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele personel sayısını, 2026 yılında 28 bin 65’e yükselttik. Arazöz sayımızı 1953’e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766’ya, iş makinesi sayımızı ise 878’e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz 1600 farklı noktada konuşlandı” diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ilk kez oluşturdukları bölgesel müdahale merkezleriyle uzak bölgelerdeki yangınlara ulaşımı kolaylaştırdıklarını vurgulayarak “2026 yılında uçak sayımızı 28’e, helikopter sayımızı 119’a çıkardık. 2002 yılında 73 ton olan anlık su atma kapasitemizi, 2026 yılında 462 tona yükselttik. 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracımızla ormanlarımızı izliyor ve yangınları erken tespit ediyoruz. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69’a ulaştırdık.” ifadelerini kullandı.

Ülkedeki ormanların yüzde 64’ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde yer aldığını bildiren Yumaklı, müdahale organizasyonunu meteorolojik verileri, ormanların yapısını ve bölgesel riskleri analiz ederek planladıklarına dikkati çekti.

“Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40’tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik. Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık.

Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk. Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık.

Bu sene yapay zeka destekli sistemler, yazılımlar ve teknolojik altyapı olarak birçok yeniliği hayata geçirdiğimiz ve yangınla mücadelede bunlarda azami fayda sağladığımız bir yıl oldu”

“2025 yılında ülkemizde 3 bin 224’ü orman, 4 bin 285’i kırsal alan olmak üzere; toplam 7 bin 509 yangın meydana gelmişti. Bu yıl ise 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere; toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettik. Bir önceki yıla göre, orman yangını sayısında yüzde 35, toplam yangın sayısında ise yüzde 21 azalma yaşandı. 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarının yüzde 75’i orman dışı alanlarda başladı, 24 bin 527 hektar orman alanımız yangınlardan etkilendi.

Bir önceki yıla göre yanan orman alanında yaklaşık yüzde 68 azalma gerçekleşti. 2026 yılında meydana gelen 2 bin 111 orman yangınının 1766’sı, bir hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına alındı. Yüzde 96’sını ise 10 hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına aldık.”

Bakan Yumaklı, orman yangınlarının çıkış nedenleriyle ilgili de bilgi verirken şunlara işaret etti:

“Yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır. 2026 yılında, iki zaman diliminde akut dönemlerimiz oldu. Bunlardan ilki 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahale ettik.

Bu yangınlardan 255 tanesini büyümeden kontrol altına alırken 5 yangın ise kamuoyunun gündemine giren yangınlar oldu. Benzer şekilde 7-8 Eylül tarihlerinde de yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde tam 147 yangına müdahale ettik. Yangınlarda en zor etken rüzgâr oldu. Örneğin Balıkesir Gömeç’te rüzgarın şiddeti saatte 63 kilometreyi buldu. Aydın Çine’de ise sadece yüzde 12 nem olması yangın yayılımını hızlandırdı. Bu iki akut dönemde çıkan yangınlar sonucu zarar gören alan, toplam zarar gören alanın yüzde 80’ini oluşturdu.”

AB ülkelerinde 2026 yılında toplam 692 bin 419 hektar ormanlık alanın yangınlardan etkilendiğini belirten Yumaklı, buna göre söz konusu ülkelerde yanan alanda yüzde 33, Türkiye’de ise yüzde 68 azalma olduğunu açıkladı.

Bakan Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarından etkilenen alanların toplam orman varlığına oranının; Kanada’da yüzde 1,24; ABD’de yüzde 1,23; İspanya’da yüzde 1,09; Portekiz ve İtalya’da yüzde 1,06; Fransa’da yüzde 0,56 ve Yunanistan’da yüzde 0,54 olarak gerçekleştiğini dile getirerek “Ülkemiz ise bütün bu ülkelerden çok daha az bir oran olan yüzde 0,1 seviyesindedir.” dedi.

Orman yangınlarıyla mücadele ederken aynı zamanda dezenformasyonla da mücadele ettiklerinin altını çizen Yumaklı, Türkiye’nin tecrübesinin bu alanda önemli olduğunu, bu yaz şiddetli yangınlara maruz kalan İspanya ve Fransa’ya uçak ve helikopter gönderdiklerini vurguladı.

Yanan ormanlık alanlar ile ilgili sürekli dezenformasyon yapıldığına işaret eden Yumaklı, anayasaya göre yanan ormanlık alanların imara açılmasının mümkün olmadığını, tekrar ağaçlandırma yapılmasının zorunlu olduğunu, kendilerinin de bunu yaptığını belirtti.

Bakan Yumaklı, karbon yutak ormanlarının tesis edilmesi görevinin Orman Genel Müdürlüğünde olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Bu kapsamda, yeni karbon yutak ormanlarının kurulmasına vakit kaybetmeden başlıyoruz. 11 Kasım’ı 2019 yılından bu yana Milli Ağaçlandırma Günü olarak kutluyoruz. Bu yıl, 11 Kasım’da, Antalya’daki COP31 zirvesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Avustralya Başbakanı Sayın Albanese ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres, birlikte fidan dikecekler.

Liderler, COP31 anısına tesis ettiğimiz Barış Ormanına fidanlarını dikerken biz de ‘Geleceğe Nefes Dünyaya Barış’ sloganıyla 81 ilde vatandaşlarımızla birlikte fidanlarımızı toprakla buluşturacağız. 11 Kasım’da, 7’den 70’e bütün vatandaşlarımızı illerimizde fidan dikim sahalarına bekliyoruz. Vatandaşlarımız ayrıca, fidan sahiplenme veya fidan bağışını, her sene olduğu gibi bu sene de Geleceğe Nefes internet sitemizden kolayca yapabilir.

Bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yeşili çoğaltmak ve ormanlarımızı gelecek nesillere en güçlü şekilde emanet etmek için çalışmayı sürdüreceğiz.”

Antalya’da düzenlenecek COP31’de Bakanlık olarak yapacakları faaliyetlere de değinen Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Zirvede tarım ve gıda sistemlerinin iklim krizine karşı dayanıklı hale getirilmesi, su kaynaklarının verimli yönetimi ve biyoçeşitliliği destekleyen orman yutak alanlarının korunması konularını, müzakerelerin ana gündemleri haline getireceğiz. COP31’e Bakanlık olarak 5 ana etkinlik ve 30'u aşkın yan etkinlik ile son derece güçlü bir katılım sergileyeceğiz.

Suyu merkeze alan öncü yaklaşımımız, pek çok ülke tarafından yakından takip edilmekte ve örnek alınmaktadır. Bu kapsamda, uluslararası kuruluşların ve konuk Bakanların katılımıyla gerçekleştireceğimiz Yuvarlak Masa Toplantısı'nda, Turkuaz Bağlantısallık Girişimi'nin (TNI) resmi tanıtımını yapacağız. Su, enerji, gıda ve ekosistem bağlantısallığını temel alan bu vizyonla, krizleri bir bütün olarak ele alıp, çözüm üreten küresel bir model ortaya koyacağız.”

Bakan Yumaklı, gıda güvenliği, kırsal tedarik zincirlerinin korunması ve sıfır atık hedeflerinin de zirvede en üst düzeyde ele alınacak başlıklar arasında olduğunu belirterek şunları kaydetti:

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Rus hackerlardan iPhone ve Android kullanıcılarına büyük saldırı
Anasayfa › Haberler ›

Rus hackerlardan iPhone ve Android kullanıcılarına büyük saldırı

Rus hackerlardan iPhone ve Android kullanıcılarına büyük saldırı
📷 Fotoğraf: DonanımHaber Basın Arşivi

Rus hackerlar, sahte internet siteleri ve güvenlik açıkları üzerinden iPhone ve Android kullanıcılarını hedef aldı. Saldırganlar, mesajlardan şifrelere kadar kişisel verileri çalmaya çalıştı.

Rusya bağlantılı APT29 grubunun ele geçirilen internet siteleri ve sahte alan adları üzerinden iPhone ve Android kullanıcılarını hedef alan geniş çaplı bir siber saldırı kampanyası yürüttüğü ortaya çıktı. Saldırganlar, güncel olmayan telefonlardaki güvenlik açıklarından yararlanarak mesajlardan şifrelere kadar çok sayıda kişisel veriyi çalmaya çalıştı.

Fransız siber güvenlik şirketi Sekoia , Ekim 2026'nın ortasında ortaya çıkardığı ve Poisoned Source adını verdiği olayın arkasında Rusya'nın dış istihbarat servisiyle bağlantılı APT29 grubunun bulunduğunu değerlendiriyor. Daha önce Cozy Bear ve The Dukes gibi isimlerle de takip edilen grubun, Rusya-Ukrayna savaşıyla bağlantılı stratejik hedeflere yöneldiği düşünülüyor.

Saldırganların kullandığı yöntemlerden biri, ziyaretçilerin sık kullandığı meşru internet sitelerini ele geçirerek zararlı kod yerleştirmekti. Bir diğer yöntem ise yüksek profilli siteleri taklit eden sahte alan adları oluşturmaktı.

Hedefler arasında ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümünü kutlayan america250.org da bulunuyordu. Saldırganlar, america250[.]holiday alan adını kaydederek gerçek siteyi ters proxy üzerinden taklit etti ve ziyaretçilere sunulan içeriğe zararlı JavaScript kodu ekledi.

Araştırmacılar, bu sitenin ulusal bir kutlamayla bağlantısı nedeniyle seçilmiş olabileceğini ve diplomatik çevrelere yönelik hedefli kimlik avı kampanyalarında kullanılabileceğini belirtti.

Saldırılarda Londra'daki Raffles London at The OWO oteli de taklit edildi. İngiltere Savunma Bakanlığı ve Başbakanlık konutu gibi önemli kurumlara yakın konumdaki otelin, diplomatik heyetleri ve üst düzey konukları hedeflemek amacıyla seçilmiş olabileceği değerlendiriliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de 14 Ekim'deki ziyareti sırasında burada konaklamıştı.

Saldırganlar ayrıca ABD, Ukrayna, Çekya ve Bulgaristan'daki çeşitli internet sitelerini taklit etti. Ele geçirilen siteler arasında askeri kurumlarla bağlantılı platformlar ve büyük şirketleri temsil eden bir ticaret birliği de yer aldı.

Saldırının önemli bir ayağını, Ukraynalı web analiz hizmeti Plerdy 'nin ele geçirilmesi oluşturdu. Saldırganlar, 27 Ağustos ile 3 Eylül 2026 arasında hizmetin yazılımına zararlı kod ekledi. Bu sayede Plerdy'yi kullanan çok sayıda internet sitesinin ziyaretçileri de saldırıya açık hale geldi.

Saldırganlar, ele geçirilen siteler ve sahte alan adları üzerinden ziyaretçilerin telefonlarını ve tarayıcılarını kontrol eden bir kod çalıştırdı. Ardından cihazın işletim sistemine uygun zararlı yazılımı devreye soktu.

Bu saldırıların en dikkat çekici yönü, kullanıcıların herhangi bir bağlantıya tıklamasını veya uygulama indirmesini gerektirmemesi. Bazı durumlarda yalnızca saldırıya uğramış bir internet sitesini ziyaret etmek, telefonun ele geçirilmesi için yeterli olabiliyor.

Android cihazlarda ise Chrome tarayıcısındaki güvenlik açıklarından yararlanılarak AndroSnitch adlı zararlı yazılım kullanıldı. Bu yazılım, tarayıcı verilerini ve Wi-Fi şifrelerini toplamaya çalışıyor.

Saldırılar, özellikle güncel olmayan iOS ve Android sürümlerini kullanan cihazları hedefliyor.

Öte yandan DarkSword, yalnızca bu olayda kullanılmıyor. Araştırmacılar, aracın farklı saldırganlar tarafından reklamlar ve sahte internet siteleri üzerinden de dağıtıldığını belirtiyor. DeadTag adı verilen başka bir olayda da saldırganlar, süresi dolmuş internet alan adlarını yeniden kaydederek zararlı kodları binlerce siteye ulaştırdı. Bu ağda 660'tan fazla alan adı tespit edildi.

Coruna adlı başka bir istismar aracı da eski iPhone modellerini hedef alıyor. Zimperium araştırmacıları, Ekim 2026 itibarıyla Coruna ailesine ait zararlı kodları dağıtan 608 alan adı belirledi.

Uzmanlar, hazır istismar araçlarının farklı saldırganlar tarafından yeniden kullanılmasının mobil cihazlara yönelik tehditleri artırdığına dikkat çekiyor. Dolayısıyla platform fark etmeksizin en güncel işletim sistemi sürümünde kalmak , uygulamaları en güncel sürümde tutmak eskisine göre artık çok daha kritik.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Stuttgart Teknik Direktörü Hoeness'ten Okan Buruk'un sözlerine tepki
Anasayfa › Haberler ›

Stuttgart Teknik Direktörü Hoeness'ten Okan Buruk'un sözlerine tepki

Stuttgart Teknik Direktörü Hoeness'ten Okan Buruk'un sözlerine tepki
📷 Fotoğraf: NTV Spor Basın Arşivi

Stuttgart Teknik Direktörü Sebastian Hoeness bir soru üzerine Okan Buruk'a tepki gösterdi. Hoeness, Buruk'un sözleri üzerine "Bu şekilde konuşmasını doğru bulmuyorum" dedi.

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Stuttgart'ı 2-0 mağlup etmişti. Bugün Bild'e konuşan Stuttgart Teknik Direktörü Sebastian Hoeness, Okan Buruk'la ilgili kendisine gelen bir soruya yanıt verdi. Hoeness'e "Okan Buruk maçın ardından Demirovic ve El Khannouss'un önümüzdeki transfer dönemi için takip edildiğini söyledi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?" şeklinde soru soruldu.

HOENESS'TEN OKAN BURUK'A: “DOĞRU BİR HAREKET DEĞİL” Okan Buruk'un açıklamalarını doğru bulmadığını aktaran Hoeness, "Futbolda hiçbir şeyden korkmam. İki oyuncu için de endişe etmiyorum. Stuttgart'ta ne kadar mutlu olduklarını her gün görüyor ve hissediyorum. Okan Buruk ile tanıştım ve bende oldukça sempatik bir izlenim bıraktı ancak bir teknik direktörün başka takımların oyuncuları hakkında bu şekilde konuşmasını doğru bulmuyorum.

Ben takip ettiğim veya transfer etmeyi düşündüğüm oyuncular hakkında konuşmam. Bence bu pek doğru bir hareket değil" ifadelerini kullandı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Napoli'de kriz büyüyor: Porto yenilgisi sonrası Vincenzo Montella iddiası
Anasayfa › Haberler ›

Napoli'de kriz büyüyor: Porto yenilgisi sonrası Vincenzo Montella iddiası

Napoli'de kriz büyüyor: Porto yenilgisi sonrası Vincenzo Montella iddiası
📷 Fotoğraf: NTV Spor Basın Arşivi

Şampiyonlar Ligi'nde Porto'ya 4-1 kaybeden Napoli'de Massimiliano Allegri'nin geleceği tartışılırken, İtalyan basını Vincenzo Montella'yı adaylar arasında gösterdi.

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin dördüncü haftasında Napoli, Francesco Farioli yönetimindeki Porto'ya deplasmanda 4-1 yenildi. Massimiliano Allegri'nin ekibi bu sezon oynadığı 14 maçta yedinci yenilgisini aldı. TAKIMDA KRİZ Bu sezon istediği sonuçları henüz alamayan ve ligde inişli çıkışlı bir grafik çizen Napoli'de Kevin de Bruyne ve Lorenzo Lucca, Porto maçında kısa süreli bir tartışma yaşadı.

Takımın deneyimli isimlerinden Matteo Politano ise karşılaşmanın ardından dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Politano, "Keşke takımdan başka bir isimler gelip olayları açıklayabilseydi, her zaman olduğu gibi biz İtalyanlar değil." ifadelerini kullandı. La Gazzetta della Sport'ta yer alan habere Matteo Politano'nun bu sözleri Andre-Frank Zambo Anguissa veya Amir Rrahmani'ye söylemiş olabileceği öne sürüldü.

Yaşanan krizin temel sebebinin alınan sonuçlardan ve mağlubiyet sayısının fazlalığından kaynaklandığı aktarıldı. ALLEGRI AYRILIĞI DÜŞÜNMÜYOR Öte yandan Tuttomercato'daki haberde alınan kötü sonuçlara rağmen teknik direktör Massimiliano Allegri istifayı düşünmüyor ve Lazio maçının ardından verilecek milli takım arasında takımı toparlamayı umuyor. Napoli yönetiminin de şu anda bir ayrılık düşüncesinin olmadığı ancak olası bir ayrılıkta düşünülen isimler arasında Julian Nagelsmann, Arne Slot, Eddie Howe, Thiago Motta, Igor Tudor ve Kasper Hjulmand olabileceği kaydedildi.

MONTELLA İDDİASI Ek olarak son olarak A Milli Takım'da görev yapan Vincenzo Montella'nın en uygun isimlerden biri olabileceğine dikkat çekildi. Haberde Montella'yla ilgili, "Ve belki de en uygun teknik direktör, Türkiye'deki uzun bir dönemin ardından İtalya'daki pozisyonunu yeniden değerlendirmek isteyen Vincenzo Montella." ifadeleri kullanıldı.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →
SIRADAKİ HABER Napoli’nin Porto deplasmanında 4-1’lik hezimetinin ardından öfkeli Scott McTominay özeleştiri istedi
Anasayfa › Haberler ›

Napoli’nin Porto deplasmanında 4-1’lik hezimetinin ardından öfkeli Scott McTominay özeleştiri istedi

Napoli’nin Porto deplasmanında 4-1’lik hezimetinin ardından öfkeli Scott McTominay özeleştiri istedi
📷 Fotoğraf: Goal.com Basın Arşivi

Napoli'de gerilim, Şampiyonlar Ligi'nde Porto karşısında alınan 4-1'lik ağır yenilginin ardından doruk noktasına ulaştı. Scott McTominay attığı golle skoru kısa süreliğine 1-1'e getirse de İtalyan ekibi Estadio do Dragao'da dağıldı. Son düdüğün hemen ardından konuşan ve sarsıldığı açıkça görülen McTominay, hayal kırıklığını gizlemedi.

Eski Manchester United orta saha oyuncusu, takımın savunmada tekrarlanan hataları konusunda açık konuştu ve yenilginin boyutunun sahadaki performanslarını adil biçimde yansıttığını söyledi. “Çok fazla gol yiyoruz, mesele bu. Şu anda çok fazla sakatımız var. Futbolda bunlar olur ama bizim gerçekten çok fazla sakatımız var. Çok öfkeliyim, bunu kelimelerle anlatamam. Şimdi yapabileceğimiz tek şey yolumuza devam etmek” dedi. TUTTOmercatoWEB tarafından aktarılan sözleri böyleydi.

McTominay, takım arkadaşlarını ortak mazeretler aramak yerine kendi performanslarını sorgulamaya çağırdı. Kötü performansı hafifletmeye çalışmayan mücadeleci orta saha oyuncusu, suçu başkalarına atmanın çözüm olmadığını vurguladı. Ona göre kadrodaki her oyuncu eksikleriyle yüzleşmeli ve durumu düzeltmek için derhal kişisel sorumluluk almalı.

“Sahanın iki tarafında da daha iyi oynamalıyız, böyle devam edemeyiz. 4-1 kaybettik, öfkeli olduğum açık. Çok sayıda sakatımız var ama hep aynı oyuncular sahaya çıksa bile bu bir mazeret olamaz. Herkes evine gidip yarın daha iyi olmak için ne yapabileceğini düşünmeli” ifadelerini kullandı.

Napoli teknik direktörü, “O anda beş değişiklik yaptılar ve sahaya dinç, fiziksel açıdan güçlü oyuncular sürdüler” diye açıkladı. “Biz de aynısını yapmak isterdik ama kulübede yalnızca forvetlerim vardı. Bu kadar enerji harcanan maçları oynamak için değişikliklere ihtiyacınız var, yoksa bunu yapamazsınız. Bu kadar yüksek tempoyu ancak kullanabileceğiniz sekiz veya dokuz değişiklik varsa sürdürebilirsiniz.”

Napoli teknik ekibi üzerindeki baskı, Lazio ile oynanacak kritik Serie A maçı öncesinde artıyor. Allegri yaklaşan karşılaşmayı bir “final” olarak nitelendirerek kulübün sezonunun, millî maç arasından önce toparlanıp toparlanamayacağına bağlı olabileceğini belirtti. Kadro sınırlarını zorlarken dinlenme döneminin kilit oyuncuların nihayet tam olarak iyileşmesine imkân tanıması umuluyor.

McTominay'nin kamuoyu önündeki öfkeli çıkışı ise oyuncuların vasatlığı artık kabullenmek istemediğine dair bir uyarı niteliğinde.

Bu haber Yapay Zeka tarafından derlenmiştir. Görseller sahiplerine aittir.
Orijinal Kaynağa Git →