Türkiye 'nin enerji ithalat faturası küresel gelişmelerin etkisiyle hızla büyüyor. Ekim ayında enerji ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 71,7 artarken yıl sonunda 70 milyar doların üzerinde bir faturanın ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor. Hürmüz krizinin de etkisiyle artan maliyetler, Türkiye'nin enerji bağımlılığını ve yenilenebilir kaynaklara geçişin önemini yeniden gündeme getiriyor.
Türkiye'nin enerji ithalatı Ekim 2025'te 4,82 milyar dolar, Ekim 2024'te ise 4,99 milyar dolar seviyesindeydi.
2026'nın Ocak-Ekim döneminde Türkiye'nin enerji ithalatı 61,5 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde bu tutar 51,60 milyar dolar seviyesindeydi. Böylece ilk 10 aylık enerji ithalatı yıllık bazda yüzde 19,4 arttı.
2025 yılının tamamında enerji ithalatı 62,53 milyar dolar olarak kaydedilmişti. 2026'nın ilk 10 ayında ulaşılan tutar, geçen yılın toplamına oldukça yaklaşmış durumda. Mevcut eğilimin sürmesi halinde Türkiye'nin yıl sonunda 70 milyar doların üzerinde enerji ithalatı gerçekleştirmesi bekleniyor.
Enerji ithalatındaki bu yükseliş küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerle doğrudan bağlantılı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ekim ayında İstanbul'da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu'nda yaptığı açıklamada, İran'daki savaşın başlamasıyla emtia fiyatlarında yükseliş yaşandığını ve enerji tedarikinde ortaya çıkan sorunların küresel ekonomi açısından önemli riskler oluşturduğunu belirtmişti.
Şimşek, mevcut enerji arz şokunun 2022 yılında yaşanan enerji krizinin 7 katı büyüklüğüne ulaştığını ifade etmişti. Enerji piyasalarındaki gelişmelerin ekonomik görünüm üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekmişti.
2022'deki enerji krizi, pandemi sonrası hızla artan enerji talebi ve Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle Avrupa'ya doğal gaz sevkiyatını kısıtlaması sonucu derinleşmişti. Kriz Türkiye'ye de ağır bir fatura çıkarmıştı. Yıl boyunca konut doğal gazına yapılan zamlar toplamda yaklaşık yüzde 174'e ulaşırken sanayideki fiyat artışları çok daha yüksek seviyelere çıkmıştı.
Ember'in Hürmüz Boğazı 'ndaki krize ilişkin önceki analizinde Türkiye'nin enerji ithalat faturasının 2026 yılında bir önceki yıla kıyasla 14 milyar dolardan fazla artabileceği öngörülmüştü. Bu tahmini ek maliyetin 7,7 milyar dolarlık bölümünün petrolden, 6,4 milyar dolarlık kısmının ise doğal gazdan kaynaklanabileceği hesaplanmıştı.
Ember'in değerlendirmesine göre enerji ithalatının en büyük kalemini karayolu ulaşımı oluşturuyor. Türkiye'nin 2025 yılında enerji ithalatı için ödediği tutarın yaklaşık 15 milyar doları karayolu ulaşımından kaynaklandı. Bu nedenle elektrikli araçların yaygınlaşması, petrol tüketimini ve ithalat maliyetlerini azaltma noktasında büyük önem taşıyor. Türkiye yollarındaki her 1 milyon elektrikli otomobilin yılda yaklaşık 900 milyon dolarlık fosil yakıt ithalatını önleyebileceği hesaplanıyor.
Ember’e göre Türkiye'nin enerji ithalatını azaltma hedefi elektrifikasyondan geçiyor. Analize göre Türkiye'nin nihai enerji tüketiminin yüzde 85'i mevcut teknolojilerle elektrik kullanılarak karşılanabilir .
Türkiye enerji tüketiminin yüzde 85’ini elektrikle karşılayabilir 1 hf. önce eklendi Ember'in analizine göre binalardaki enerji tüketiminin tamamı, ulaşım sektörünün yüzde 96'sı ve sanayinin yüzde 58'i mevcut teknolojilerle elektrikle karşılanabilir. Buna karşın 2024 yılında binalardaki enerji tüketiminin yalnızca yüzde 32'si, sanayideki tüketimin yaklaşık yüzde 30'u elektrikten sağlandı. Ulaşımda ise elektriğin payı yüzde 1'in altında kaldı.
Bu alanlardaki elektrifikasyon enerji tüketimini daha verimli hale getirirken petrol ve doğal gaz ithalatını da azaltabilir. Elektrikli araçlar, aynı mesafeyi içten yanmalı araçlara göre yaklaşık 3,6 kat daha az enerjiyle kat edebiliyor. Türkiye'deki yaklaşık 18 milyon otomobilin tamamının elektrikliye dönüşmesi halinde otomobillerin yıllık enerji tüketimi yaklaşık 150 TWh'den 45 TWh'ye gerileyebilir.
Türkiye, 2035 yılına kadar elektrifikasyon oranını yüzde 35'e çıkarmayı hedefliyor. Ancak Ember'in mevcut eğilimleri esas alan hesaplamalarına göre bu oran 2035'te yalnızca yüzde 24,4 seviyesine ulaşabilir. Hedefe ulaşmak için elektrik talebinin ve elektrikli teknolojilerin kullanımının bugünkünden çok daha hızlı büyümesi gerekiyor.
Elektrifikasyonun enerji ithalatını azaltabilmesi için elektrik üretiminin de giderek daha fazla yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanması gerekiyor. Aksi halde petrol ve doğal gaz tüketimindeki azalma, elektrik üretiminde kullanılan fosil yakıtlara olan talebi artırabilir.
Bu nedenle güneş ve rüzgar yatırımlarının hızlandırılması, elektrik şebekesinin güçlendirilmesi ve enerji depolama kapasitesinin geliştirilmesi birlikte ele alınmalı. Yenilenebilir enerjiyle desteklenen elektrifikasyon, Türkiye'nin yalnızca enerji ithalat faturasını düşürmekle kalmayıp küresel fiyat dalgalanmalarına ve arz krizlerine karşı daha dayanıklı bir enerji sistemi kurmasına da katkı sağlayabilir.